Van Gölü'nün incisi, Süphan Dağı'nın gölgesinde yeşeren bir lezzet şöleni: Adilcevaz. Bu eşsiz coğrafyada yetişen cevizler, hem doğal güzellikleriyle hem de kendine özgü aromasıyla gönüllerde taht kuruyor. Hasat mevsiminin başlamasıyla birlikte, ilçenin kalbi yeniden coşuyor, bahçeler işliyor ve gelenekler yaşanıyor.
Adilcevaz'ın tarım ekonomisinin omurgası olan cevizler, Süphan Dağı'nın bereketli topraklarında yetişiyor. Çiftçiler, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelerine koşuyor, ağaçlardaki olgun meyveleri silkeleme aparatları ve uzun sırıklar yardımıyla topluyor. Toplanan cevzerler, özenle kabuklarından ayrıştırılıyor, dikkatli bir şekilde kurutuluyor ve nihayetinde satışa hazır hale getiriliyor. Adilcevaz cevizi, ince kabuğu, iri taneleri, yüksek yağ oranı ve kendine özgü aromasıyla tüketicilerin damak zevkine hitap ediyor.
Adilcevaz Ziraat Odası Başkanı Salih Uluğ'a göre, ilçede 85 bin ila 90 bin arasında ceviz ağacı bulunuyor. Bu ağaçlardan elde edilen yıllık hasat, yaklaşık 2 bin 500 ton civarında ve toplamda 65 milyon lira değerinde. Bu gelir, hem yerel ekonomiye büyük katkı sağlıyor hem de ceviz reçeli ve ezmesi gibi yöresel ürünlerin üretimine zemin hazırlıyor. Özellikle ceviz ezmesi ve reçeli, tescillenen yöresel ürünler olarak Adilcevaz'ın gurur kaynağına dönüşmüş durumda.
Ceviz üreticisi Mehmet Akkoyun, Adilcevaz ceviziyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Cevizin en büyük özelliklerinden yağı, tadı, aroması çok güzel. Rakımın yüksek olması da farklılık katıyor. Ceviz Adilcevaz’da yıl başından sonra bitiyor. Evlerden ceviz almak daha mantıklı. Çünkü evlerde başka çeşitler olmuyor. Genelde kargo ve otobüslerle gönderiyoruz. Adilcevaz’da ceviz üreticilerinin müşterileri var. Bir abone gibi her yıl oradan cevizlerini temin ediyorlar.”