Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek, uluslararası hukuk alanındaki hassasiyetlerini bir kez daha gözler önüne seren bir konuşma yaptı. İstanbul’da gerçekleştirilen OECD’nin bu önemli programında, adalet sistemlerinin gelişimine dair stratejik değerlendirmelerde bulunurken, aynı zamanda küresel bir çağrı da yaptı. Bakan Gürlek, adaletin erişilebilirliğinin, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının korunmasının önemini vurgulayarak, Türkiye’nin reform çalışmalarına da dikkat çekti.

OECD’nin kurucu üyelerinden Türkiye olarak, uluslararası iş birliğinin küresel barış ve adalet hedeflerine ulaşmadaki kritik rolünü somutlaştıran bir yaklaşım sergiledi. Bakan Gürlek, adalet sistemlerinin sorunlarını birlikte ele alma ve farklı ülkelerin deneyimlerini paylaşma imkanı sunan bu platformun, uluslararası hukuk alanındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. Zirvede, insan onuruna dayalı adalet hizmetlerinin gecikmeksizin ve adil bir şekilde sunulması gerektiği vurgulandı.

Konuşmasının en dikkat çekici noktalarından biri, Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’in davet edilmesine rağmen İsrail hükümetinin ülkeden çıkışına yönelik sert tepki oldu. Bakan Gürlek, bu durumun, İsrail’in evrensel adalet sistemine saygısızlığını açıkça ortaya koyduğunu belirterek, OECD ülkelerine yönelik güçlü bir çağrıda bulundu: “OECD ülkelerinin, Gazze’de yerinden edilen bir buçuk milyon insanın haklarını savunmak için en gür sesle haykırması gerekmektedir.” Bu çağrı, uluslararası arenada adalet ve insan hakları savunuculuğunda Türkiye’nin tutumunu bir kez daha net bir şekilde ortaya koydu.