İstanbul’un kalbinde, yağmurun acımasız nefesiyle bir felaket yaşandı. Bazı yapıların bodrum katları ve zeminleri, suyun altında kalırken, bu durum sadece fiziksel bir hasarı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir yapısal tehlikeyi de gözler önüne serdi. Uzmanlar, su yalıtımı eksikliği nedeniyle betonun geleceği hakkında alarm veriyor.
Suların çekilmesinden sonra geride kalan manzara, çamur, balçık ve yoğun nem kokusuyla dolu bir kabus gibiydi. Evleri ve iş yerlerini su baskınına uğratan vatandaşlar, sadece maddi kayıplarla değil, aynı zamanda yapılarının sağlığı hakkında da derin endişeler taşıyordu. Özellikle su yalıtımı sağlanmamış binalarda, duvarlarda ve zeminlerde nemin oluşması, binanın yapısına ciddi zarar verme potansiyeli oluşturuyordu.
Profesör Dr. İbrahim Yüksel, bu konuda çarpıcı bir uyarı yaptı: “Sel, öldürmez sele hazırlıklı değilsek öldürür. Binayı da nem öldürür.” Yüksel, su yalıtımı eksikliğinin, binanın temelinden çatısına kadar uzanan beton yapılarında ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı. Eğer binanın inşaatında su yalıtımı sağlanmamışsa ve su baskınına maruz kalmışsa, bu durum 6 ay ile 6 yıl içinde kolonlarda, kirişlerde ve temellerde çürüme, paslanma ve beton dayanımının kaybına neden olacaktı. Bu durum, binanın geleceğini tehlikeye atıyordu.
Yüksel, bu tehlikenin ne kadar erken farkedileceğini ve önlem alınacağını vurguladı. Bodrum ve zemin katlara su basması durumunda, 15-20 gü içinde kabarmalar, renk değişimleri ve koyu gri veya cıva rengi değişimleri gibi belirtiler ortaya çıkacaktı. Nemin binayı kemirmeye başlaması, betonun büzülmesine, sıvanın dökülmesine ve demirlerin paslanmasına yol açacaktı. Su baskınına maruz kalan binalarda, kolon ve kirişlerdeki bu belirtiler, riskin başladığını gösteriyordu. Bu nedenle, binaların su yalıtımı olup olmadığını mutlaka kontrol ettirmek, vakit kaybetmeden uzmanlara danışmak ve gerekli önlemleri almak hayati önem taşıyordu.
Mümin Tozlu gibi bir vatandaşın yaşadığı olay, bu tehlikenin somut bir örneğini sunuyordu. Tozlu, binasının zemininin su altında kalmasıyla birlikte, tahtanın ve eşyaların zarar gördüğünü, binanın içine taş, moloz, toprak ve suyun karışmasıyla binasının ciddi şekilde zarar gördüğünü ifade etti. Uzmanlar, su baskını sonrası oluşan balçığın ve toprağın binaya uzun vadede zarar verebileceğini ve betonun çürümesine neden olabileceğini vurguladı. Bu nedenle, hızla temizlik çalışmaları yapılması ve binanın su yalıtımı konusunda uzman görüşü alınması gerekiyordu.”}صغيره