Fenerbahçe, Avrupa sahnesinde bir kez daha talihsiz bir sonuçla karşılaştı. Slavia Prag ile oynanan Şampiyonlar Ligi maçında ilk 11 dakikada iki golle öne geçmelerine rağmen, son dakikadaki golle 2-2 berabere kalmaları, kulüplerin Avrupa kupalarında yaşadığı en acı durumların bir tekrarı oldu. Bu durum, 2012 yılından beri Avrupa kupalarında iki kez öne geçtikleri bir maçı kazanamayan sarı-lacivertlilerin, bu alışkanlığı bir kez daha sürdürdüğünü gösteriyor.

Maçın başında Oğuz Aydın ve Greenwood'un golleriyle 2-0'lık üstünlük kuran Fenerbahçe, kısa süre sonra Slavia Prag'ın karşılık vermesiyle beraberliği paylaştı. 90. dakikada gelen gol, sarı-lacivertlilere sadece 700 bin euroluk bir prim getirirken, 2,1 milyon euroluk potansiyel kazancı kaçırmalarına neden oldu. Bu durum, kulübün mali yapısı üzerinde önemli bir etki yaratırken, taraftarlar arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.

Bu maç, Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarında Ekim 1990'daki Vitoria Guimaraes karşılaşmasından sonraki ilk 11 dakikadaki iki golle başladığı ikinci maçını temsil ediyor. Ancak, bu hızlı başlangıç, galibiyetin getireceği büyük finansal getirileri sağlayamadı. Eylül 2012'de Marsilya ile 2-2 berabere kalan sarı-lacivertliler, bu mağlubiyetin ardından Avrupa kupalarında ilk kez iki kez öne geçtikleri bir maçı kazanamadılar. Bu durum, kulübün Avrupa'daki rekabet gücünü zedeleyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Oğuz Aydın'ın attığı gol, Fenerbahçe tarihine geçti; Şampiyonlar Ligi'ndeki en erken gol olarak kayıtlara geçti. Milli futbolcu, Avrupa kupalarındaki kariyerinde ilk kez gol sevinci yaşarken, Greenwood'un gol performansı da dikkat çekiciydi. 20 Eylül'de Eyüpspor maçında iki gol ve bir asist yapan İngiliz oyuncu, bu maçta da gol attı ve toplamda 11 gol katkısı sağlayarak, sarı-lacivertlilerin Avrupa macerasında önemli bir rol oynadı. Bu maç, kulübün hem futbolcularının hem de stratejisinin gelişimine katkı sağlayan bir deneyim olarak değerlendirilebilir.