İstanbul’da faaliyet gösteren, lezzeti dillere destan börekleriyle tanınan bir işletmenin hissedarlar arasındaki anlaşmazlıkları, ölümcül bir gerginliğe dönüşmüş durumda. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, işletmenin sahibi Rıdvan Adıyaman’ın, eski ortağı Zeki Tutal’ın hisselerini devraldığı süreçte, ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, sadece ticari bir uyuşmazlığın ötesinde, organize suç unsurlarının devreye girdiği şüphesini akla getiriyor.
İddianamede yer alan bilgilere göre, Adıyaman, Tutal’ın şirket içindeki hisselerini, söz konusu bedeli ödeyerek devraldı. Ancak, Tutal’ın hisselere geri dönme talebi reddedildikten sonra, Adıyaman’a yönelik ölümcül tehditler artmış. 20 Kasım 2025 tarihinde, Adıyaman’ın telefonuna gelen bir arama sırasında, hisse devri konusunda hassasiyeti olan bir kişi, Adıyaman ve ailesinin hayatına kastedecek ifadeler kullanmış. Ardından, “Hisseleri devretmezsen hem senin hem ailenin kafasını karalayacağız. Siz artık varlığınızın farkında değilsiniz” gibi korkunç mesajlar gönderilmiş. Bu olay, sadece bir börek zincirinin hikayesini değil, aynı zamanda yasa dışı faaliyetlerin ve organize suçun potansiyel etkilerini gözler önüne seriyor.
Soruşturma, Adıyaman’ın sadece Tutal ile değil, aynı zamanda Avrupa’daki şirket faaliyetleri nedeniyle Hasan Silahtaroğlu ile de anlaşmazlıklar yaşadığını da ortaya koyuyor. Şirketin finansal durumuyla ilgili de ciddi iddialar yer alıyor; satış gelirlerinin şirket kasasına aktarılmaması ve şirketlerin finansal ihtiyaçları gerekçesiyle Adıyaman’dan 1 milyon 392 bin avro borç alındığı belirtiliyor. Artan ölüm tehditleri üzerine, Adıyaman 30 Haziran 2026’da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak şikâyetçi oldu. Bu durum, Adıyaman’ın hayatını ve işletmesinin geleceğini ciddi şekilde tehlikeye atmıştı.
Soruşturma sürecinde, şirket danışmanı Özbay Doğru, Adıyaman’ın çalışma odasında yapılan bir telefon görüşmesine tanık olduğunu ve bu görüşmede hisse devri için ölümcül tehditlerin kullanıldığını ifade etti. Ayrıca, “ŞİMŞEK-04” kod adlı gizli tanık, ticari uyuşmazlığın, “Söylemezler suç örgütüne” taşındığını iddia ederek, kendisine “Bülent Börek’e ortak olacağız” denildiğini savundu. Bu iddia, olayın sadece ticari bir anlaşmazlıktan ibaret olmadığını, aynı zamanda organize suç örgütlerinin de bu uyuşmazlığa dahil olduğunu gösteriyor. Olayla ilgili yargılamalar devam ediyor ve gelecekte neler çıkacağı merak ediliyor.”} att:eyJ0eXBlIjoiXCJuYW1lc3IiLCJsaXN0aW5nIjoiZ29uZXJzIiwic2NvcGVufVR5cGIiOiIxMjMxMjMxIn0.YQ9v9rT9o07l22W-B9oVz3t58o_Wq5R3Kz1y6u1j7pGg