Türkiye, enerji arz çeşitliliğini artırma ve geleceğe yönelik enerji stratejisini yeniden şekillendirme hedefiyle, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ziyaretine odaklanıyor. Bu ziyaret, özellikle Sinop kıyısında inşa edilecek yeni nükleer santral projesi için kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Carney'nin 22 Ekim'de gerçekleşmesi beklenen görüşmeleri, enerji, savunma, ekonomi ve diplomatik ilişkilerde kapsamlı bir işbirliği zemini oluşturma potansiyeli taşıyor.
Kanada'nın CANDU reaktör teknolojisi sunumu, Akkuyu'daki mevcut nükleer enerji operasyonundan sonra Türkiye'nin ikinci nükleer santral projesi için önemli bir alternatif oluşturuyor. Bu bağlamda, Kanada'nın AtkinsRéalis ile yaptığı ortak çalışma, teknolojinin Türkiye'deki uygulanabilirliğini değerlendirme sürecini hızlandıracak. Görüşmelerde, potansiyel bir proje için Kanada şirketinin sunacağı teklifin detaylı bir şekilde incelenmesi ve ortak bir çalışma grubu oluşturulması bekleniyor. Bu sayede, teknik analizler somut bir proje değerlendirmesine dönüşerek, karar alma sürecini kolaylaştıracak.
Enerji teması dışında, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki ve kritik minerallerdeki işbirliği de gündeme gelecek. Türkiye'nin enerji güvenliğini artırma stratejisinin bir parçası olarak, Kanada'dan LNG alımı ihtimali değerlendirilecek. Aynı zamanda, stratejik önem taşıyan minerallerde işbirliği imkanları da araştırılacak. Kanada ile yapılan ticaret hacmi, 2025 yılında 4,3 milyar dolara ulaşmış durumda ve bu rakamın daha da artırılması hedefleniyor. Bu artış, özellikle serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin sonuçlanmasıyla desteklenecek.
Ziyaretin ardından, Başbakan Carney İstanbul'da iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Enerji, havacılık, ileri teknoloji, madencilik ve savunma sanayiindeki yatırım fırsatları bu toplantıların odak noktası olacak. Türkiye'nin uzun vadeli nükleer enerji hedefleri (2050 yılına kadar 20 bin megavat kapasite) göz önüne alındığında, Kanada'nın bu projeye katkı sağlaması, enerji sektöründe önemli bir dönüşümün habercisi olabilir. Ancak, teknoloji seçimi, finansman koşulları ve yerli sanayiye sağlanacak katkı gibi faktörler, bu hedefin başarısında kritik rol oynayacak.