Devlet Tiyatroları’nda yönetim değişikliğinden sonra ortaya çıkan finansal tablo, dikkat çekici detaylarla doluyor. Tamer Karadağlı’nın ‘Lale Devri’ni sürdürme yaklaşımı, kurumun bütçe planlaması ve yolluk giderleri üzerine yeni tartışmaları beraberinde getirdi. 2026 yılına ait yıllık yolluk bütçesi 72 milyon lira olarak belirlenirken, ilk altı aylık dönemde bu bütçenin neredeyse tamamı harcanarak 159 milyon lirayı aştı. Bu durum, kurum içindeki harcama politikalarının ve kaynak yönetiminin yeniden sorgulanmasına neden oldu.

Geleceğe yönelik bütçe hedefleri ise oldukça iddialı. 2027 yılı için 222 milyon 364 bin lira yolluk bütçe talep edildi, ancak turne programında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu durum, yolluk giderlerinin kontrolsüz bir şekilde artmasına zemin hazırladı. 2026 yılı başında belirlenen 750 turne hedefi, yıl sonunda 650’ye indirilirken, 2027’de tekrar 750’ye yükseltildi. Bu sürekli artan hedefler ve sabit kalan program, yolluk bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor.

Tahminler, yolluk giderlerinin 2028’de 254 milyon 584 bin lira, 2029’da ise 278 milyon 663 bin liraya ulaşacağını öngörüyor. Kuruma ayrılan başlangıç ödeneği 2026 yılı için 5 milyar 295 milyon 573 bin lira olarak belirlenirken, 2027 bütçesi yüzde 40 artışla 7 milyar 413 milyon 826 bin lira olacak. Bu artışlar, toplam bütçeyi 2028’de 9 milyar 241 milyon ve 2029’da 10 milyar 226 milyon liraya çıkaracak şekilde planlanıyor. Bu aşırı artışlar, kurumun sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor.

Bu gelişmeler, Devlet Tiyatroları’nın gelecekteki bütçe planlamasında daha dikkatli ve gerçekçi hedefler belirlemesinin önemini vurguluyor. Yüksek yolluk giderleri ve artan bütçe talepleri, kurumun kaynaklarını daha verimli kullanmasını ve mali disiplinini sağlamasını gerektiriyor. Bu durum, tiyatro sahnesinde finansal sürdürülebilirlik tartışmalarının yeniden başlamasına yol açarken, yetkililerin bu konudaki yaklaşımını yakından takip etmek gerekiyor.