Türkiye ekonomisinin kalbine sızan ve finansal istikrarı derinden sarsan krizin yankıları, tahvil piyasasında gözle görülür bir çöküşle kendini gösteriyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) başkanı Mahmut Sütcü’nün görevden alınmasının ardından, fon krizinin etkileri, borsa ve devlet tahvil piyasasında derin bir paniğe yol açarak, yatırımcıların güvenini ciddi şekilde zedelemiştir. Bu durum, ülkenin finansal geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Borsa İstanbul’daki ve devlet tahvil piyasalarındaki hareketlilik, yabancı yatırımcıların özel sektör tahvillerine (ÖST) yönelik kesintisiz satışlarıyla belirginleşiyor. Merkez Bankası’nın verileri, bu yatırımcıların 9 Ekim haftasında özel sektör tahvillerinde 480 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirdiğini, son 4 haftada ise toplamda 1.1 milyar dolarlık bir çıkış olduğunu ortaya koyuyor. Önceki dönemde 1 trilyon lirayı aşan tahvil piyasasının, yatırım fonlarının çöküşüyle birlikte, piyasa oyuncuları arasında yeniden dengelenme sürecine girdiğini işaret ediyor. Bu süreçte, yatırım fonları ve yabancı yatırımcılar, piyasanın en büyük aktörleri olarak öne çıkarken, reel sektörün tahvil piyasasındaki payı, piyasanın yalnızca beşte birine denk gelmektedir.

Ekonomistler, fon krizinin şirketlerin borçlanma stratejileri üzerinde de önemli bir etki yaratacağını öngörüyor. Tahvil piyasasında yaşanan likidite kıtlığı, şirketlerin yatırım kararlarını olumsuz etkileyerek, borçlanma kapasitelerini sınırlayabilir. Özellikle enerji ve otomotiv sektöründeki şirketler, tahvil piyasasında yoğun olarak yer almalarından dolayı, bu krizin etkilerine karşı daha savunmasız durumdadır. Bu durum, piyasa güveninin yeniden tesis edilmesi için uzun ve zorlu bir süreç gerektirebilecektir.