Türk halı sektörü, küresel ekonomik dalgalanmalar ve uluslararası nakliye yollarındaki aksaklıklara rağmen ihracat kapasitesini koruma çabası içinde. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) yayınladığı raporlara göre, yılın ilk dokuz aylık döneminde 391 milyon 984 bin metrekare halı, 186 ülke ve serbest bölgeye ulaştı. Bu durum, sektörün küresel pazarlardaki konumunu sürdürmesini sağlarken, aynı zamanda yeni zorlukların da ortaya çıkmasına neden oldu.
İhracat gelirleri, bu başarılı çabaya paralel olarak 2 milyar 17 milyon 127 bin dolar seviyesine ulaştı. Makine halıları, toplam ihracat hacminin yaklaşık %56’sını (1 milyar 563 milyon 158 dolar) oluşturarak sektörde en çok talep gören ürün grubunu temsil ediyor. Bu kategori, tufte halılar (351 milyon 666 dolar), el halıları (92 milyon 196 dolar) ve kilimler (10 milyon 107 dolar) gibi alt dalları da içeriyor.
Bölgesel analizler, Amerika kıtasını (605 milyon 608 dolar) en büyük pazar olarak belirledi. Orta Doğu, 515 milyon 330 dolar ile ikinci, Avrupa ülkeleri ise 331 milyon 741 dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ABD, %16,6’lık bir artışla 448 milyon 37 bin dolar karşılığında en büyük ihracat pazarı olmaya devam ederken, Suudi Arabistan (%9,4 artışla 181 milyon 323 dolar) ve İngiltere (%23,4 artışla 114 milyon 187 dolar) de önemli talepler yaratmaya devam ediyor.
Sektör temsilcileri, ihracat hedeflerini revize etmek zorunda kalmalarının temel nedenini lojistik maliyetlerindeki aşırı artışa bağlarken, özellikle Orta Doğu hattında konteyner taşıma ücretlerinin 1.500 dolardan 10 bine kadar yükseldiğini vurguluyor. Suudi Arabistan’daki transit vize işlemleri ve sınır kapılarındaki tıkanıklıklar da sevkiyatları geciktiriyor ve üretim süreçlerini olumsuz etkiliyor. Sektör lideri İskender Kaplan, bu durumun ihracat hedeflerini düşürmeye neden olduğunu belirtiyor.”}