Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatındaki yükseliş trendi, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya tarafından son derece dikkatli bir şekilde takip ediliyor. 2026 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin değerlendirmelerde, sektörün uluslararası pazarlardaki başarılarını vurgularken, aynı zamanda potansiyel risklere karşı da önlem alma çağrısında bulunuldu. Birliğin 2026 yılına kadar gerçekleştirdiği ihracat performansı, 1,38 milyar doların üzerine çıkarak, dokuz ayda 1,2 milyon ton ürünü dünya pazarlarına ulaştırmayı başardı.

Deniz yoluyla gerçekleştirilen sevkiyatların ihracatın yaklaşık %80’ini oluşturduğu göz önüne alındığında, özellikle narenciye mevsiminde deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıkların ciddi sonuçları olabileceği belirtiliyor. Sarıkaya, bu durumun, zamanında ürünlerin pazarlara ulaşmasını engelleyerek, ihracatın önemli ölçüde sekteye uğratabileceğini vurguladı. Narenciye sezonuna girerken Karadeniz'de güvenli bir ticaret koridoru oluşturulmasının aciliyeti, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve ihracat pazarlarındaki konumun korunması açısından kritik bir öneme sahip.

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, uluslararası tanıtım faaliyetleri yoluyla ihracatı desteklemeye devam ediyor. WorldFood Moscow ve Fruit Attraction fuarlarına katılımıyla sektör temsilcilerini uluslararası alıcılarla bir araya getiriyor, bu da yeni ticari bağlantılar ve pazar çeşitliliği fırsatları sunuyor. Özellikle Moskova’daki temaslarda, premium segment limon ve mandalinelere olan talebin öne çıktığı, Hindistan gibi alternatif pazarlara elma ihracatı için de görüşmelerin sürdürüldüğü belirtiliyor. Uzun vadeli ticari ilişkilere odaklanma stratejisi, sürdürülebilir ve güçlü ticari ilişkiler kurarak, güvenilir tedarikçi kimliğinin pekiştirilmesi hedefleniyor.

Sarıkaya, “Kalıcı ihracat başarısının anahtarı, sürdürülebilir ve güçlü ticari ilişkiler kurmaktır. Amacımız, üreticimizin emeğini dünya sofralarında daha güçlü bir konuma taşımaktır” dedi. Bu yaklaşım, sektörün uzun vadeli büyümesi ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırması için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.”} att: