Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş), Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) son dönemde uygulamaya koyduğu yeni sınav sistemine yönelik endişelerini Danıştay'a taşıdı. Sendika, MEB’in Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’ndaki bazı maddelerin, öğretmenlerin pedagojik özerkliğine ve öğrenci merkezli yaklaşımına aykırı olduğunu savunarak hukuki işlem başlattı. Bu durum, eğitimde meslektaşların haklarını koruma ve mevcut sistemin iyileştirilmesi konusunda sendikaların aktif rolünü gözler önüne seriyor.
Dava, özellikle OYSS’nin sınav sorularının hazırlanış biçimi ve uygulanışındaki kısıtlamalarla ilgili. Sendika, zümre öğretmenlerinin hazırlayacağı soruların sadece iki soru ile sınırlanmasına ve kalan soruların merkezi bir havuzdan alınmasına yönelik düzenlemelerin, öğretmenlerin öğrenciye özel değerlendirme yetkisini ciddi şekilde kısıtladığını belirtiyor. Bu durum, öğretmenlerin öğrencinin bireysel ihtiyaçlarını ve öğrenme sürecindeki zorluklarını göz önünde bulundurarak yaptığı ölçme ve değerlendirme çalışmalarını engelleyecek bir sistem yaratma potansiyeli taşıyor. Eğitim-İş, bu tür bir yaklaşımın, eğitimde yaratıcılığı ve özgünlüğü teşvik etmeyeceği gibi, öğrencilerin gelişimine katkı sağlamayan standartlaştırılmış bir değerlendirme sistemine yol açabileceğini vurguluyor.
Sendika ayrıca, sınav sonuçlarının sisteme girilmesinde öğretmenlere biçilen rolün de haksız olduğunu savunuyor. Öğretmenin, merkezi gönderilen soruları uygulaması ve sonuçları sisteme aktarması gibi bir görevle sınırlanması, mesleğinin temel unsurlarını yansıtmıyor. Eğitim-İş'e göre, bir öğretmenin, öğrencinin hazırbulunuş düzeyini, gelişimini ve öğrenme güçlüklerini en iyi şekilde değerlendirebilmesi için pedagojik bilgi ve deneyimlerini kullanma özgürlüğünün kısıtlanması kabul edilemez. Bu durum, eğitimde eşitliğin sağlanması ve öğrencilerin bireysel farklılıklarına uygun bir eğitim alması açısından da önemli bir engel teşkil ediyor.