Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın bugünkü refahının, 1960’lı yıllarda ülkeye akın eden Türk işçilerin azmi ve özverisi sayesinde şekillendiğini vurguladı. “65 Yıl Ortak Tarih – Almanya-Türkiye İş Gücü Anlaşması’nın Yıl Dönümü” etkinliğinde yaptığı konuşmada, Merz, bu ilk nesil göçmenlerin, ülke ekonomisinin temelini atmada ve Almanya’nın sanayileşme sürecine büyük katkılar sağlamada kritik bir rol oynadığını belirterek, bu mirasın korunmasının önemine dikkat çekti.
Merz, ilk göç dalgasının, Almanya’nın Ruhr Bölgesi’nde ortaya çıkan endüstriyel devrimi mümkün kıldığına işaret etti. Fabrikaların ve sanayi tesislerinin eteklerinde kurulan işçi kolonilerinde, çalışma koşullarının zorlu olduğunu, yaşam alanlarının da sınırlı olduğunu hatırlatan Başbakan, “Bu işçiler, gece gündüz demeden çalışarak, ülkenin işgücü piyasasının yapısını yeniden inşa ettiler. Onların emekleri, Almanya’nın bugünlere gelmesinin temelini oluşturuyor,” dedi. Özellikle, bu dönemde yaşanan uyum sürecindeki zorlukları ve yabancılaşma deneyimlerini de göz ardı etmedi.
Konuşmasının ilerleyen kısımlarında, Merz, Türk göçmenlerin Almanya’nın kültürel dokusuna da önemli katkılar sağladığını vurguladı. Şehirlerin yaşam kalitesini yükselten, farklı lezzetleri ve gelenekleri Almanya’ya taşıyan bu topluluğun, ülkenin çeşitliliğine zenginlik kattığını ifade etti. Aras Ören, Deniz Utlu, Fatih Akın, İlkay Gündoğan, Uğur Şahin ve Özlem Türeci gibi Türk kökenli başarılı bireyleri örnek göstererek, göçmenlerin Almanya’da ne kadar başarılı olabileceğine dair bir tablo çizdi. Bu arada, Özcan Mutlu’nun ‘60 Yıl Ortak Tarih’ adlı kitabını da tavsiye ederek, bu önemli dönemin daha yakından anlaşılmasına katkıda bulunabileceğini belirtti.
<Ancak, Merz, bu başarılı uyum sürecinin, beraberinde bazı sorunları da getirdiğini kabul etti. Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve ayrımcılık gibi sorunların, Almanya’nın toplumunda derin yaralar açtığını ve bu nedenle sürekli olarak mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, 1990’lı yıllarda yaşanan Mölln ve Solingen’deki ırkçı saldırılar, Hanau’daki terör eylemi ve Nasyonal Sosyalist Yeraltı’nın (NSU) uzun yıllar boyunca işlediği cinayetler gibi trajik olaylara değinerek, Almanya’nın geçmişte yaşadığı bu zorlukların, toplumun ırkçılıkla mücadeledeki kararlılığını daha da pekiştirmesi gerektiğini savundu. Merz, Almanya’nın, farklı kültürlerden gelen insanları kucaklayarak, özgür ve kapsayıcı bir toplum inşa etme konusunda kararlı olduğunu ve bu hedefe ulaşmak için her türlü önlemi alacağını ilan etti.