Mumbai’da gerçekleşen yoğun diplomatik temasların ardından, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan ile stratejik bağlarını daha da güçlendirme fırsatlarını değerlendirdi. Bakan Rubio, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile gerçekleştirdiği kapsamlı toplantılarda, bölgesel güvenlik, enerji arz güvenliği ve savunma alanındaki işbirliği olanakları detaylı bir şekilde tartışıldı. Bu görüşmeler, ABD-Hindistan arasındaki derin ortak ilişkinin geleceğe yönelik hedeflerini netleştirmeye katkı sağladı.
Rubio, ABD Başkanı Trump’ın Çin ve Rusya liderleriyle yapmayı planladığı üçlü zirveye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bu görüşmenin küresel güvenlik perspektifine önemli bir katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. Özellikle, dünyanın en büyük nükleer güçlerine sahip ülkelerin liderlerinin iletişim kanallarının açık olması, potansiyel gerilimlerin önlenmesi ve küresel istikrarın korunması açısından hayati önem taşıyor. Bakan Rubio, bu üçlü diyalogun, dünya genelinde barışçıl çözümlerin bulunmasına ve stratejik dengeyi korumaya yardımcı olacağını savundu.
Toplantıların ardından, Rubio, Hindistan ile ‘çok çok yakın’ ilişkilerinin sürdürüleceğini ve bu ilişkinin şekillenmesinde ‘iyimser’ olduğunu belirterek, iki ülke arasında imzalanacak ticari anlaşmaların, karşılıklı faydalara yol açacağına vurgu yaptı. Ayrıca, Ukrayna hükümetinin ABD istihbarat paylaşımının gecikmesiyle ilgili iddiaları şiddetle reddederek, bu türden kasıtlı siyasi talimatların olmadığına dikkat çekti. Rubio, bu türden yanlış bilgilendirmenin, uluslararası ilişkilerde güveni zedelediğini ve gerçek sorunlara odaklanmayı engellediğini vurguladı.
Son olarak, Rubio, Hindistan’daki enerji firmalarının Venezuela’dan elde edilen ham petrolü rafine etme kapasitesine sahip olduğunu ve bu konuyu görüşmek üzere bir şirketle ayrı bir toplantı yapacağını duyurdu. Bu durum, enerji güvenliği açısından yeni bir fırsatın ortaya çıktığını gösteriyor. Ayrıca, Jaishankar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid ile gerçekleştirdiği enerji ve ekonomik konular üzerine yapılan üçlü görüşme, bölgesel işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.