Kırklareli'nin İğneada beldesinde 2023 yılının Eylül ayında meydana gelen trajik sel felaketi, hukuk mücadelesini uzun bir süre daha devam ettirdi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin son kararıyla, bu süreçte yeniden bir başlangıç yapılıyor. Mahkeme heyetinin tarafsızlık tartışmaları ve usulsüzlükler nedeniyle verdiği kararların bozulması, adalet arayışında önemli bir kilometre taşı oluşturuyor.

Olayın ilk aşaması, 5 Eylül 2023’te başlayan aşırı yağışın İğneada’daki kamp alanını ve çevresindeki yapıları etkisi altına almasıyla başladı. Değirmen Deresi’nden gelen su, Demirköy ile İğneada’yı birbirine bağlayan kara yolu üzerinde büyük bir hasara neden olmuştu. Ormanlık alanda bulunan tomruklar ve ağaç kütükleri, selin şiddetiyle birlikte kamp alanına sürüklenerek bungalov yapılarının yıkılmasına yol açmıştı. Ekipler, tesiste kalan 12 kişiden bazılarını kurtarırken, 6 kişinin hayatını kaybettiği, 3 kişinin yaralandığı belirlenmişti. Bu trajik olaydan sonra işletme yetkililerinden 5 kişi hakkında soruşturma başlatılmış, aralarında kamp alanının sahibi Bülent B. de bulunuyordu.

Mahkeme sürecinde, hakim reddi talebinin yargılama uzatmasına yönelik olduğu gerekçesiyle geri çevrilmesi, usul hatalarına yol açmıştı. Yargıtay, bu durumun hukuka aykırılık oluşturduğunu belirterek Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararlarını bozdu. Bu bozma kararı, davanın yeniden Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine neden oldu. Mahkeme, sanık Bülent B.’ye “bilinçli taksirle öldürme” suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası vermiş, diğer sanıklara da çeşitli hapis cezaları ve turizm faaliyetlerinden men cezaları vermişti. Ancak bu kararların usulsüzlüğü nedeniyle Yargıtay’ın bozma kararıyla süreç yeniden başladı.

Şimdi, davanın yeniden Kırklareli’ne gönderilmesiyle birlikte, mahkeme heyetinin tarafsızlığı ve yargılama sürecindeki usul doğruluğu konuları daha da önem kazanacak. İlgili tarafın ve ailelerinin haklarını aramaya devam edecekleri bu süreç, adalet arayışında önemli bir dönüm noktası olacağa benziyor.