Türkiye ekonomisinin nabzını tutan fon soruşturması, şimdiye kadar elde edilen bulgularla birlikte yeni bir boyut kazanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürütmekte olduğu kapsamlı inceleme, Bank of America'nın iştirak şirketi olan Merrill Lynch International'ın (MLI) piyasalara etkisini yeniden gündeme getiriyor. Soruşturmanın ilk aşamalarında ortaya çıkan iddialar, şirketin operasyonlardan kısa süre önce bazı hisselerdeki pozisyonlarını kapatarak, yaklaşık 8 milyar TL’lik bir gelir elde ettiği yönünde.

Soruşturma ekibi, MLI'nın Destek Faktoring, Özata Denizcilik, Katılımevim, Odine ve Peker GYO gibi şirketlerde yoğun alım-satım faaliyetleri yürüttüğünü tespit etmiş durumda. Bu işlemlerin, fon operasyonlarına yönelik adli soruşturmalardan önce gerçekleştirilmesi, piyasa manipülasyonu ihtimalini güçlendiriyor. Financial Conduct Authority (FCA) ve Prudential Regulation Authority (PRA) tarafından denetlenen MLI'nın, bu hisselerdeki pozisyonları tamamen kapatması, soruşturmanın merkezine yerleştirilmiş durumda.

Savcılık, MLI'nin bu stratejik hamlesiyle elde ettiği 8 milyar TL’lik kazancın nasıl oluştuğunu ve bu zamanlamanın arkasındaki motivasyonları anlamaya çalışıyor. İlgili tarihlerdeki piyasa koşulları, hisse fiyatlarındaki dalgalanmalar ve MLI’nin işlem stratejileri, detaylı bir şekilde incelenerek, olası bir suç örgütünün varlığına dair kanıtlar aranıyor. Bu süreçte, piyasa veri ekranlarında ‘BoFA’ koduyla izlenen yüksek hacimli hisse ve fon işlemlerinin, soruşturmanın odağına yerleştiği görülüyor.

Soruşturmanın genişleyen kapsamı, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ve Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız gibi isimleri de kapsıyor. Ayrıca, Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener, Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ve eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci gibi daha birçok kişi de tutuklama ve gözaltı süreçlerinden geçirilmiş durumda. Bu gelişmeler, Türkiye'nin finans piyasalarında güvenilirliği ve şeffaflığı koruma çabalarına önemli bir meydan okuma teşkil ediyor.