Birleşik Krallık’ta işsizlik oranının düşüşüne rağmen, iş arayanların elindeki fırsatlar giderek azalıyor. İşverenlerin, artan personel giderleri karşısında yeni işe alımlara karşı gösterdiği temkin, istihdam ortamında önemli bir dönüm noktası olarak karşımıza çıkıyor. Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) yayınladığı son veriler, açık iş sayısının, salgın döneminin etkisinden arındırıldığında 2014’ten beri görülen en düşük seviyeye gerilediğini ortaya koyuyor.

Verilerdeki en çarpıcı detay, işsizlik oranındaki düşüş ile iş gücü talebindeki zayıflığın eş zamanlı yaşanması oldu. İstihdam oranında sınırlı bir artış olsa da, özellikle küçük işletmelerde yeni personel alımları belirgin şekilde azaldı. Bu durum, mevcut işlerini sürdüren çalışanlarla, yeni iş arayışında olanlar arasındaki farkı derinleştiriyor ve iş arama sürecini daha da zorlu hale getiriyor.

ONS’nin Temmuz-Eylül dönemine ait ilk tahminlerine göre, Birleşik Krallık’taki açık iş sayısı 691 bine gerilemiş. Bu düşüş, Nisan-Mayıs dönemine kıyasla 21 bin, yani yüzde 2,9’luk bir azalmayı temsil ediyor. Bu durum, Şubat-Mart 2021 döneminden beri ilk kez 700 binin altına inen açık pozisyon sayısını gösteriyor. Bu durum, iş arayanlar için umutsuzluğa yol açarken, ekonomideki iş gücü dinamiklerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.

Salgın döneminin iş gücü piyasası üzerindeki etkisinin, bu kadar düşük açık iş sayısının temel nedenlerinden biri olduğunu belirtmek gerekiyor. Salgın öncesine kıyasla iş arama piyasasının durumunu değerlendirdiğimizde, açık pozisyon sayısının bu kadar düşmesi, 2014 yılındaki seviyelere geri döndüğünü gösteriyor. Küçük işletmelerdeki açık pozisyon sayısı, üç ayda 21 bin azalarak 77 bine gerileyerek, Ağustos 2013’ten beri kaydedilen en düşük seviyeye ulaşırken, orta ve büyük ölçekli işletmelerde ise açık pozisyon sayısı 2 bin artış gösterdi. Bu farklılık, şirket büyüklüklerine göre uygulanan stratejilerin bir yansıması olarak yorumlanabilir.