Avrupa Parlamentosu, Karadeniz'deki gıda güvenliği kriziyle ilgili acil bir toplantı düzenledi. AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya'nın Karadeniz'deki tahıl taşımacılığına yönelik gerçekleştirdiği saldırıların, küresel tedarik zincirlerini ciddi şekilde tehdit ettiğini ve gıdayı bir silah olarak kullandığına dair güçlü iddialarda bulundu. Bu durum, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı ve Rusya'nın eylemlerinin, özellikle Afrika, Asya ve Orta Doğu gibi bölgelerdeki kırılgan gıda sistemleri üzerinde derin etkilere yol açabileceği endişelerini artırdı.
Son aylarda Karadeniz'de yaşanan olaylar, özellikle de Rusya'ya ait olduğu şüphesi olan insansız hava araçlarıyla gerçekleşen 6 saldırı, güvenlik uzmanları tarafından ‘tehlikeli bir tırmanış’ olarak değerlendiriliyor. Bu saldırılar, Ukrayna'nın tahıl ihracatının en önemli geçiş yolu olan Karadeniz'in güvenliğinin ciddi bir sınavına soktu. Rusya'nın bu saldırıları yoğunlaştırması, Ukrayna'nın ihraç ettiği ürünlere yönelik bir hedefleme stratejisi olduğunu gösteriyor ve küresel gıda piyasalarında belirsizlikleri artırıyor.
Kallas, Karadeniz'in Ukrayna tahılı için ‘küresel pazarlara ulaşmanın anahtarı’ olduğunu belirterek, Moskova'nın gıdayı bir araç olarak kullandığını ve bu sayede küresel gıda güvenliğine yönelik ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı. AB ve Ukrayna'nın ortak çabalarıyla temmuzdan bu yana tahıl ihracatı 2 milyon ton artarken, Rusya'nın Moldova, Romanya ve Polonya gibi sınır geçişlerini hedef alması, alternatif rotaların da riske girmesine neden oluyor. Bu durum, küresel gıda fiyatlarının daha da yükselmesine katkıda bulunma potansiyeli taşıyor.
AB, Karadeniz ve Tuna nehirlerinde güvenliği güçlendirmek amacıyla Romanya ve Bulgaristan'ın AB desteğiyle ortaklaşa kuracağı ‘Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi’nin, durumsal farkındalığı artıracağını ve olası krizlere daha hızlı müdahale etmeyi sağlayacağını açıkladı. Kallas, AB'nin daha hızlı ve etkin kolektif karar alma mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu, bu bağlamda önerilen acil durum protokolünün, hibrit krizlere karşı ivedi siyasi istişareler ve koordinasyon sağlamayı amaçladığını belirtti. Ayrıca, Türkiye, Hindistan gibi uluslararası ortaklarla işbirliği yaparak Karadeniz'de seyrüsefer serbestisini sağlayacak düzenlemeler üzerinde çalışıldığını ve böyle bir adımın hem insan yaşamlarını hem de hayati önem taşıyan tedarikleri koruyacağını ifade etti. Ukrayna'nın seyrüsefer serbestisi önerisine rağmen Rusya'nın ret kararı, Kiev'e yönelik desteğin devam etmesi gerektiğini vurguladı.