Ekonomik istikrarın sağlanmasında kritik rol oynayan fon tasfiyesi süreci, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Bloomberg HT-Habertürk ortak yayınında detaylı bir şekilde değerlendirildi. Bakan Şimşek, sürecin hızla ilerlediğini ve önemli kilometre taşlarına ulaşıldığını vurgulayarak, piyasa yapısını güçlendirme ve yatırımcı güvenini yeniden tesis etme hedeflerine odaklandı.
Tasfiye süreci, öncelikle olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrıldı. Olağan tasfiye, mali yapıları sağlıklı portföylerle desteklemek amacıyla 131 fonu kapsarken, 66 fonun tamamen normal tasfiye sürecine dahil edilmesi sağlandı. 7 şirketin ise tam tasfiyesi tamamlanarak 45 bin 747 hesaba 40,8 milyar TL ödeme yapıldı. Hisse senedi fonlarındaki yatırımcıların yaklaşık %58’ini geri alabilmeleri, para piyasası fonlarındaki ise %1,43’lük bir getiri elde etmeleri, sürecin başarılı bir şekilde ilerlediğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Hedef Portföy'de ise 31 fonun dördünün, para piyasası fonu dahil, hafta sonuna kadar normal tasfiyesinin tamamlanması planlanıyor.
Atlas Portföy'ün sahipleri ile tasfiyeci kurum arasında kaynakların geri kazanılması konusunda görüşmeler devam ediyor. Bakan Şimşek, bu aşamada detaylı bilgi vermekten kaçınırken, TBMM'de kabul edilen tasfiye kanunu, küçük yatırımcı ve para piyasası fonlarını önceliklendirerek 390 bin hesabı tasfiye etmeyi hedefliyor. TMSF, Adalet Bakanlığı ve MKK'nın koordineli çalışmasıyla piyasa bozucu faaliyetlerden yararlananların tespit edilerek iadesi sağlanacak. İade hesaplarına belirli eşiklerde ödemeler yapılacak ve gönüllü iade olmazsa Adalet Bakanlığı sürecin işleyişini sağlayacak.
Sermaye piyasalarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için, 2019'a kadar sınırlı bir alanda sınırlı sayıda yatırımcının yer aldığı fon piyasasının serbestleştirilmesi ve TEFAS'a açılması gibi kalıcı reformlar hayata geçirilecek. 1,8 trilyon dolarlık bir ekonominin finansmanında bankacılık sektörünün tek başına yeterli olmaması, sermaye piyasalarından en az %30-40'ının sağlanması gerektiği vurgulanırken, manipülasyonlara ve piyasa bozucu eylemlere karşı yaptırımlar artırılacak, ilgili kurumların kurumsal kapasitesi güçlendirilecek ve mevzuat eksiklikleri tamamlanacak. Ayrıca, eşit işe eşit ücret anlayışının kurumsal kapasiteyi zayıflatmaması için gerekli tedbirler alınacak.