Diyarbakır'ın Çınar bölgesinde, uzun yıllardır çözüme kavuşmayan bir trajediye dair yeni bir dönüm noktası yaşandı. 2010 yılında beraber kaçan ve ardından ortadan kaybolan Arif Uğurlu ile Ceylan Aktepe'nin cinayetinin sırrını çözmek için başlatılan yeniden açılan soruşturma, 3 ayrı mağarada bulunan insan kemikleriyle sonuçlandı. Bu buluntu, uzun süren bir aile baskısı ve töre saiki altında işlenen bir cinayetin kanıtını ortaya koydu.

Savcılığın ilk incelemelerinde, kayıp çiftin 2014 yılında Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan dilekçede, çiftin ‘yurt dışına gittikleri’ yönündeki beyanların yetersizliğe düştüğü ve dosyanın yeniden açılmasının önünü açtığı belirtildi. Uğurlu ve Aktepe'nin kayboldukları tarihten itibaren hiçbir kamu kurumuna başvurmadıkları, banka hesaplarında hareket bulunmadıkları, GSM hattı kullanmadıkları ve yakınlarıyla iletişime geçmedikleri tespit edildi. Bu durum, cinayetin basit bir kayıp hikayesi olmadığını, aksine organize bir planlama ve aile baskısı altında işlendiğini gösteriyordu.

Yeniden açılan soruşturma kapsamında yapılan istihbari çalışmalar sonucunda, çiftin aşiret ileri gelenleri tarafından alınan bir kararla öldürüldüğü ve cesetlerinin mağaralara atıldığı değerlendirildi. Farklı dönemlerde 3 ayrı mağarada yapılan incelemelerde, insana ait olduğu değerlendirilen kemikler bulundu. Bu kemikler, İstanbul Adli Tıp Kurumu Kemik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilerek detaylı analizlere tabi tutuluyor. Kayıp çiftin yakınlarından da DNA örnekleri alınırken, kemiklere ilişkin incelemelerin sonuca ulaşması için çalışmalar devam ediyor.

Dosyada yer alan gizli tanık ifadeleri, olayın boyutunu daha da derinleştiriyor. Gizli tanıklar, Uğurlu ve Aktepe'nin yakalandıktan sonra aşiret mensuplarına teslim edildiğini, burada öldürülmelerine karar verildiğini ve infaz edildiklerini öne sürdü. Bir tanık, dönemin muhtarı Ş.Ü. ile bazı şüphelilerin kaçan çift yakaladıktan sonra teslim aldıklarını, Uğurlu'nun dövülerek öldürüldüğünü, Aktepe'nin ise başından silahla vurularak öldürüldüğünü ifade etti. Savcılığın dinleme kararlarına dayalı tape kayıtları da dosyaya dahil edilerek, olayın perde arkasını ortaya çıkarmak için titiz bir çalışma yürütüldü. Bazı görüşmelerde, olayın belirli kişilerin üzerine yıkılmasının konuşulduğu, bazı şüphelilerin ölüm olayını doğrulayan ifadeler kullandıkları ve olayın detaylarını bildiklerine yönelik konuşmalar yaptıkları tespit edildi.

Bu gelişmeler sonucunda, gözaltındaki 20 şüpheliden 8'i serbest bırakılırken, 12 şüpheli 'töre saikiyle kasten öldürme' suçundan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Şüphelilerden 11'i hakkında adli kontrol kararı verilirken, R.A.’nın babası Ömer Aktepe (59), 'töre saikiyle kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Bu tutuklama, töre cinayetlerinin ne kadar yaygın ve acımasız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Cinayet soruşturması devam etmekte olup, suçluların adalete hesap vermesi bekleniyor.