Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin gölgesinde son analizlerde dikkat çekici bir direnç gösteriyor. S&P Global Ratings’in güncel değerlendirmesi, hane halkının Türk lirasına duyduğu güvenin yıl boyunca istikrarını korumasının yanı sıra, ülkenin ekonomik zorlukları aşma potansiyelini de ortaya koyuyor. Bu durum, TCMB’nin döviz rezervlerini yeniden yapılandırma çabalarıyla da destekleniyor.
Yılın başında yaşanan ve döviz talebini artırmış olan enerji fiyat dalgalanmalarının etkileri, Türkiye ekonomisi üzerindeki enflasyonist baskıları azaltma konusunda bir başarıya dönüşmüş gibi görünüyor. Banka mevduatlarının döviz cinsinden payı, yılın başında kaydedilen artıştan sonra eylül ayında önemli ölçüde değişmeden kalmış (yüzde 38,7), bu da piyasadaki güvenin korunmasına işaret ediyor. Ek olarak, fon yöneticilerinin tasfiye süreçlerinden kaynaklanan olumsuz etkiler, hızlı likidite desteği ve düzenleyici önlemler sayesinde sınırlı kalmış. Bu durum, finansal sistemin istikrarını koruyarak yatırımcı güvenine olan desteği canlı tutuyor.
Analizler, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin Türkiye’nin enflasyon hedeflerine etkisini vurguluyor. Enflasyon beklentileri bu yıl ortalama %30,9 ve 2027’de %21,7 seviyelerinde seyredecek. Ancak, TCMB’nin sıkı para politikaları ve döviz rezervlerini dikkatli yönetmesi, bu şokların etkilerini azaltma potansiyelini artırıyor. Ekonomik büyüme hedefleri ise, geçen yılki %3,7’lik performansı koruyarak %3’te kalacağı öngörülüyor. Ancak, 2027’ye doğru büyümenin yeniden hızlanarak %3,7’ye ulaşması bekleniyor.
S&P Global Ratings’in Türkiye’ye yönelik ‘durağan’ görünümü, ekonomik istikrarın sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bütçe açığı ve kamu borcu hedefleri de dikkate alınarak, ekonomik göstergelerin mevcut seviyelerini koruyacağı öngörülüyor. Kurumun kredi notu ise ‘BB-/B’ seviyesinde sabit kalmaya devam edecek. Bu analiz, Türkiye ekonomisinin geleceği hakkında önemli veriler sunarken, yatırımcılar ve politika yapıcılar için stratejik kararlar almayı kolaylaştırıyor.