Türkiye Cumhuriyeti, son yirmi beş yılda gerçekleştirdiği dinamik ve kapsamlı gelişimlerle uluslararası arenada kendine önemli bir yer edinmiştir. Bu dönüşüm sürecinin merkezinde, AK Parti liderliğindeki hükümetlerin vizyonu ve kararlı adımları yer almaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu başarıların temelini oluşturan stratejik hedeflere odaklanarak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel oyuncu konumuna taşıma konusunda önemli adımlar atmıştır. Ankara, artık sadece bir başkent değil, aynı zamanda uluslararası diplomasinin ve ticaretin önemli bir merkezi haline gelmektedir.
Ankara’nın bu yükselen rolü, özellikle 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı ile pekişmektedir. Bu zirve vesilesiyle, dünyanın önde gelen liderleriyle bir araya gelerek, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde stratejik bir konuma geldiği açıkça ortaya konulacaktır. Ayrıca, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi gibi etkinliklerle, Türkiye’nin bölgesel etkisini daha da güçlendirecektir. Bu sayede, Ankara, küresel diplomasinin merkezi olarak adını duyurmaya hazırlanmaktadır.
AK Parti’nin siyasi yaklaşımı, ‘eser ve hizmet’ ilkesi üzerine inşa edilmiştir. Sorunları çözmek için bahane aramak yerine, çözüm odaklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Siyasi rakiplerinin koltuk kavgasına düştüğü dönemlerde, AK Parti, ülkenin geleceğini şekillendirmeye odaklanmıştır. “Elinde çekiç olan her şeyi çivi olarak görmüş” ilkesiyle, mevcut sorunları fırsatlara çevirme ve yenilikçi çözümler üretme becerisi, AK Parti’nin başarısının temelini oluşturmuştur. Bu yaklaşım, özellikle savunma sanayiindeki başarı hikayesini mümkün kılmıştır.
Türkiye’nin 25 yıllık kalkınma hamlesi, eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda çığır açan sonuçlar doğurmuştur. Ülkenin ihracatı 36 milyar dolardan 275 milyar dolara, turizm geliri 12.4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine yükseltilmiş, savunma ihracatı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Milli gelir ise 236 milyar dolardan 1.6 trilyon dolara yükselmiştir. Bu başarılar, Türkiye’nin küresel siyasetin oyun kurucusu haline gelmesini sağlamıştır. Türkiye’nin geleceği, artık sadece bölgesel değil, küresel bir oyuncu olarak şekillenmektedir. 103 yıllık cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı milletimizin kalbine ve tarihe şanla, şerefle nakşettik.