MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, milletimizin genel sağlığına ve ülkenin güvenliğine dair önemli mesajlar iletti. Öncelikle Aziz Türk milleti ve tüm insanlığa hayırlara vesile olmayı niyaz ederek, bugünkü toplantının yurt içinde ve dışında takip eden vatandaşlarımıza gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için en iyi dileklerini sundu. İstanbul'da yaşanan ve can ve mal kayıplarına sebep olan aşırı yağış ve sel felaketinin ardından hayatını kaybedenlere rahmet, yaralı olanlara acil şifalar dileyerek, afetle mücadele eden tüm kurum ve çalışanlara teşekkür etti. Yağışın olağanüstü doğası ve altyapı disiplinin belirleyici olduğu vurgulandı.
Bahçeli, afetlere hazırlıklı olmanın neden önemli olduğunu bir kez daha altını çizerek, afetlerle mücadele eden tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınması gerektiğini savundu. Riskli alanların dönüştürülmesi ve doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi için altyapı ve imar disiplinin uygulanmasının önemine dikkat çekti. Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradığı zararın karşılanacağı ve benzer hadiseler yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağına inanç belirtti. Bu süreçte, hukuk zemininde en güçlü adımların atılacağını ve suçluların hesap verebileceği bir ortamın sağlanacağını ifade etti. Suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan adımların memnuniyetle karşılandığını belirterek, finansal piyasaların istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin bilim içinde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ekonomisinin sağlam temellere sahip olduğunu ve manipülasyonlara karşı dirençli olduğunu belirtti.
Hukuk süreçleriyle ilgili değerlendirmesinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargılamaların devam ettiğini, bu süreçte siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmanın değil, iddialara hukuki zeminde cevap verilmesinin ilgililerin hayrına olacağını ifade etti. Mahkemelerin siyasi gösteri yeri değil, savunma hakkının esas alındığı yerler olduğunu vurguladı. Milletin adaletin tecelli etmesini beklediğini ve bu beklentinin gerçekleşmesi için hukukun üstünlüğünün gözetilmesi gerektiğini söyledi. Basın özgürlüğünün suç işleme özgürlüğü olmadığını, olmamalı olduğunu ve medya kuruluşlarının da diğer kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşıdığını belirtti. Basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yumulmaması gerektiğini vurguladı.
Son olarak, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge defterinin kuvveden fiile dönüştüğü kanunsuzlukların üzerine gidilerek, huzur ve güven ikliminin sabote etmeye yönelik hiçbir girişimin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sosyal medya üzerinden oluşturulan algıların FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılıklara itibar edilmemesi gerektiğini ve resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya olmadığını, ülkenin güvenliğine ve istikrarına yönelik herhangi bir tehdide karşı durmaya hazır olduğunu vurguladı.”}пки