Sermaye piyasalarının Türkiye ekonomisinin büyüme hedefleri doğrultusunda kritik bir rol oynadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, mevcut zorlukların üstesinden gelmek için kapsamlı bir strateji uygulandığını duyurdu. Bu stratejinin temelinde, yatırımcı güveninin korunması ve piyasaların sağlıklı bir şekilde işlemesi yer almaktadır. Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu'nun bu süreçte yoğun bir şekilde çalıştığını ve sorunlu yapıların tespit edilerek hızlı bir şekilde tasfiye edilmesine yönelik adli ve idari tedbirlerin koordineli bir şekilde uygulandığını vurguladı.

Olağan tasfiye süreçlerinin hızla ilerlediğini ve olağanüstü tasfiyeler için gerekli yasal düzenlemelerin TBMM'nin gündeminde olduğunu belirten Yılmaz, haksız ve fahiş kazançların sisteme geri kazandırılması ve yatırımcılara ödenmesi için kararlı bir çaba içinde olduklarını ifade etti. Bu süreçte, belirli fonlardaki sorunların tüm sermaye piyasasına yayılmaması gerektiğinin altını çizerek, piyasanın büyük bölümünü oluşturan sağlıklı fonların korunmasının önemine dikkat çekti. Yılmaz, 10 ay öncesinde benzer bir uyarıda bulunarak, istismar edilen yapıların sınırlı bir alana odaklanılması ve piyasanın geneline zarar verilmemesi gerektiğini hatırlattı.

Yılmaz, açıklamasında yatırım faaliyetleri ile hukuka aykırı piyasa işlemleri arasındaki ayrımın önemine de vurgu yaparak, hisse senedi gibi sermaye piyasası araçlarına yatırım yapmanın ekonomi politikaları kapsamında desteklendiğini, dolandırıcılık ve manipülasyon gibi hukuka aykırı eylemlerin ise suç teşkil ettiğini belirtti. Bu ayrımın doğru yapılmaması durumunda hem yatırımcılara hem de Türkiye ekonomisine zarar verebileceğini uyarıda bulundu. Denetim ve düzenleme süreçlerinin, somut sorunlar üzerinden yürütülmesinin ve ilgili tüm tarafların sorumluluklarının yerine getirilmesinin önemine dikkat çekti.

Sermaye piyasalarının güvenilirliğinin korunmasının, bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumların yanı sıra tüm ilgili tarafların ortak sorumluluğu olduğunu belirten Yılmaz, belirli fonlardaki sorunların giderilmesiyle Türkiye'nin sermaye piyasalarının daha güçlü bir yapıya kavuşacağını ve kalkınma sürecine daha fazla katkı sağlayacağını ifade etti. Yılmaz, bu hedefe ulaşmak için koordineli bir yaklaşımın ve şeffaflığın sağlanmasının önemine işaret ederek, yatırımcıların ve piyasa katılımcılarının güveninin yeniden tesis edilmesi için kararlı bir çalışma yürütüldüğünü vurguladı.”}p>