Kısa yoldan alınan haklarını hedef alan, 1611 eğitimci ve aileleri Ankara’da yoğun bir şekilde protesto yürüyüşleri düzenliyor. Mülakatın kaldırılması vaadiyle seçimlere gidilirken, sınavlara giren adayların elenmesi ve bunun sonucunda yaşanan mağduriyetler, hak arayışlarını kızıştırdı. Eğitimciler, yıllardır süren sistemdeki sorunlara ve adaletsizliklere karşı seslerini yükselterek, seslerini duyurmak için sokaklara dökülüyor. Bu direniş, sadece bireysel bir eylemden öte, eğitimde yaşanan adaletsizliğe karşı ortak bir mücadele örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Mithat Paşa Caddesi’nde başlayan ve farklı şehirlerden gelen eğitimcilerin temsilcilerinin katıldığı gösterilerde, hak arayışları ve geleceğin nesiller için daha adil bir eğitim sisteminin talebi yükselen bir ses tonu oluşturuyor. Bir öğretmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vaadi üzerine sınava girdiğini ancak elendğini belirterek, “İki senedir uğraşıyoruz. Ak Partili Milletvekili Leyla Şahin Usta ile görüştük. ‘Annesin bunlara sözün geçemiyor mu?’ dedi. Açlık grevinin bitirilmesini istedi. Ben de ‘Buyrun gelin siz dinletin’ dedim. Kızım hamile iken mülakata girdi, çocuğu oldu. Hakkımızı alana kadar da buradan gitmeyeceğiz.” diyerek direnişin önemini vurguluyor. Ayrıca, sendika önünde yaşanan polis müdahaleleri ve bu süreçte yaşanan darp vakaları, hak arayışlarının şiddetle karşılanması gerektiğini gösteriyor.

Fatma Sarıçiçek gibi birçok aile de çocuklarının eğitim haklarını savunarak, “Ölsem de buradan gitmem” diyerek kararlılıklarını ortaya koyuyor. Aileler, çocuklarının geleceği için mücadele ederken, iktidarın vaatlerinin gerçekleşmemesi ve mağduriyetlerin giderilememesi durumunda, haklarını aramaktan vazgeçmeyeceklerini ifade ediyor. Bu direniş, sadece eğitimcilerin değil, aynı zamanda mağdur olmuş velilerin de sesli destekleri ile güçleniyor. Ayrıca, 2022 yılında Çorum İlahiyat’tan mezun olmuş bir öğretmen, hükümete yakın sendikadan “Hayırlı olsun, artık sendikamıza üye olursunuz” mesajları aldığını ancak mülakatta elenerek, grup başkan vekili Abdullah Güler’in “Sizin hakkınızı teslim edersek bu emsal olur, başka mağdurlar da talep eder” sözleriyle karşılaşması, hak arayışlarının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Manisa’dan gelen Yusuf Tekin gibi birçok öğrenci, 2023 seçimleri öncesi yapılan vaatlerin gerçekleşmemesi nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Diyarbakır’dan gelen Abdullah Tunç ve diğer öğretmenler ise uzun yıllardır süren eğitimdeki adaletsizliklere karşı direnişlerini sürdürüyor. Eğitimciler, haklarını almak için mücadele ederken, polis şiddeti ve gözaltı gibi sorunlarla da karşı karşıya kalıyorlar. Bu direniş, sadece eğitimde değil, aynı zamanda tüm hak taleplerinde bir dönüm noktası olabilir. Eğitimcilerin sokaklardaki kararlı duruşu, adaletsizliğe karşı verilen en etkili cevabın bir örneğini sunuyor.