Muğla’nın Milas ilçesinde, iddialara göre belediye kaynaklarını kötüye kullandığı gerekçesiyle başlatılan soruşturma, beklenmedik bir şekilde genişliyor. Polis, Milas Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve oğlu Doruk Topuz’un da aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında gözaltı kararı vermiş, operasyonlarla birlikte 29 kişi gözaltına alınmıştır. Bu operasyon, sadece Milas’ta değil, ülke genelinde kamuoyunu tedirgin etmiştir.
Operasyonun merkezinde, sahte ihale evraklarının düzenlenmesi ve bu evraklarla kamu ihalelerine katılarak büyük gelir elde etmeye yönelik bir şebekenin olduğu iddiaları bulunmaktadır. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 34 farklı şirkete ait 35 adet sahte ihale evrakları ve İş Deneyim Belgesi düzenlendiği tespit edilmiştir. Bu belgelerin hazırlanmasında kullanılan yöntemler, şirketlerin hesap numaraları, vergi kimlik numaraları ve İBAN numaralarının aynı olması, SGK Hizmet Dökümü Belgesinde çalışan kişi ve maaş miktarlarının eşleştirilmesi, mali müşavir bilgilerinin manipüle edilmesi ve imzaların kopyalanarak kullanılması gibi karmaşık stratejiler içermektedir. Bu durum, sahteciliğin profesyonelce yapıldığını göstermektedir.
Operasyon, 13 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilmiş olup, bu iller arasında Adana, Ankara, Bursa, Elazığ, Hakkari, İstanbul, Gaziantep, Kilis, Kocaeli, Manisa, Van ve Ordu bulunmaktadır. Operasyonda, sahte evraklarla ihalelere katılarak kamu zararına uğratılan şirketlerin yanı sıra, belediye başkanın ve oğlunun bu süreçteki rolü de belirlenmeye çalışılmaktadır. Şüphelilerin, sahte belgelerle 8 farklı şirketin kamu ihalelerine katılarak 25 adet ihaleye katıldığı ve bu ihalelerin toplam bedelinin 3.714.262.711,18 TL olduğu iddia edilmektedir. Ayrıca, bu belgelerle yapılan sermaye artırımının 342.880.000,00 TL olduğu da tespit edilmiştir.
Şu anda soruşturmanın devam ettiği ve şüphelilerin itirafları ile elde edilen delillerin incelendiği öğrenilmiştir. Milas Belediyesi’ne yönelik operasyon, Türkiye’de kamu ihalelerinde sahteciliğin ne kadar yaygın olduğunu ve bu tür suçların faillerinin yakalanmasının ne kadar zorlu olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bu operasyon, benzer iddiaların soruşturulması ve kamuoyunun güveninin korunması açısından önemli bir dönüm noktası olabilir.