Yapay zekâ teknolojisinin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, bu alana yapılan milyar dolarlık yatırımlar, finans sektöründe yeni bir dönüm noktası yaratıyor. Ancak, S&P Global'in son uyarıları, bu büyümenin arkasında yatan finansal yapının karmaşıklığına dikkat çekerek, yatırımcılar ve kredi derecelendirme kuruluşları için önemli soruları beraberinde getiriyor. Bu durum, yapay zekâ projelerinin finansmanının, dev teknoloji şirketlerinin risk profilini nasıl etkileyeceği konusunda ciddi bir tartışma başlatıyor.

S&P Global Ratings Dijital Altyapı Küresel Başkanı Mark Habib'in ifadesiyle, teknoloji devlerinin yapay zekâ yatırımları için kullandığı finansman yöntemleri, geleneksel kredi değerlendirme süreçlerini aşındırıyor. Şirketler, artık yalnızca doğrudan kredi almanın ötesine geçerek, veri merkezi projelerinde karmaşık finansman anlaşmaları kuruyor, uzun vadeli kiralama sözleşmeleri imzalıyor ve hatta daha küçük yapay zekâ şirketlerinin finansmanını destekliyor. Bu çeşitlilik, şirketlerin toplam ekonomik yükümlülüklerinin tam olarak anlaşılmasını zorlaştırıyor ve kredi risklerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesini engelliyor.

S&P'nin uyarıları, özellikle 2025-2030 yılları arasındaki 7 trilyon doları aşacak potansiyel harcamalar göz önüne alındığında, büyük önem taşıyor. Alphabet, Amazon, Microsoft, Meta, Oracle ve SpaceX gibi şirketlerin bu dönemde veri merkezleri ve yapay zekâ altyapısı yatırımları için toplam sermayesi, finansal piyasalarda önemli bir etki yaratabilir. S&P'nin tahminleri, bu şirketlerin 2025 yılında 470 milyar dolar, 2026 yılında 870 milyar dolar ve 2027 yılında 1,3 trilyon dolar gibi önemli miktarlarda yatırım yapacağını öngörüyor. Bu artış, sadece yapay zekâ yazılımlarına yapılan harcamaları değil, aynı zamanda veri merkezleri, bilgi işlem altyapısı ve diğer büyük ölçekli sermaye yatırımlarını da kapsıyor.

S&P'nin vurguladığı en önemli nokta ise, bu yatırımların nasıl finanse edildiği. Borçlanma, kiralama yükümlülükleri, finansman garantileri, ortak girişimler ve özel amaçlı kuruluşlar gibi çeşitli finansman araçlarının kullanımı, şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştırırken, kredi risklerinin değerlendirilmesini de daha karmaşık hale getiriyor. Ayrıca, S&P'nin ağustos ayında yayımladığı araştırmaya göre, bu altı büyük teknoloji şirketinin serbest faaliyet nakit akışlarının 2026 ve 2027 yıllarında negatif olmasının beklendiği belirtiliyor. Bu durum, teknoloji şirketlerinin faaliyetlerinden elde ettiği nakdin, yatırımlara ayrılan parayı aşabileceği anlamına geliyor. Bu durum, yatırımcılar için önemli bir uyarı niteliğinde olup, yapay zekâ altyapısına yapılan yatırımların uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeler yaratıyor.