Küresel piyasalar, altın fiyatlarında önemli bir belirsizlik havası yaratırken, 20 Ekim sabahı altın ons fiyatı 4.135 dolar seviyesinde işlem görüyor. Petrol piyasalarındaki hafif gerileme, altın üzerindeki olumlu etkisini sınırlarken, yatırımcıların odağı ABD Federal Rezerv'in (Fed) faiz kararları ve enflasyon beklentileri üzerine yoğunlaşıyor.
ABD tahvil piyasasında yaşanan sert yükselişler, altın gibi faiz getirisi düşük olan bir yatırım aracının cazibesini azaltıyor. 10 yıllık tahvil getirisi %5,14’e, 2 yıllık tahvil getirisi ise %4,78’e yükseldi. Bu durum, güvenli liman arayışındaki talebi baskı altına alıyor. Piyasanın odağında, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan ziyade Fed'in gelecekteki faiz politikaları ve enflasyonla mücadele stratejisi bulunuyor.
Ekonomik verilerde dikkat çeken nokta, eylül ayına ilişkin yıllık enflasyonun %3,7’ye ulaşması oldu. Benzin fiyatlarındaki %9,1’lik artış, enerji maliyetlerinin yeniden yükselme ihtimalini güçlendiriyor ve Fed'in daha sıkı para politikası izlemesi riskini artırıyor. Bu durum, altın fiyatları üzerinde oynaklığa neden oluyor. Doların güçlenmesi de altın üzerindeki baskıyı artırıyor, çünkü dolar ve tahvil faizlerinin eş zamanlı yükselişi, altın alım maliyetini olumsuz etkiliyor.
Piyasalarda, Fed’in 27-28 Ekim tarihlerinde yapılacak toplantısında politika faizini %3,75-4,00 aralığında sabit tutması beklenecek. Bu beklenti, piyasa fiyatlamalarında %82,8 oranında yer alıyor. Ancak, aralık ayında yeni bir faiz artışı ihtimali hala mevcut. Bu nedenle, yatırımcılar Fed’in faiz kararlarını yakından takip ediyor ve altın fiyatlarındaki olası hareketleri analiz ediyor. Ayrıca, 29 Ekim’de açıklanacak ABD’nin kişisel tüketim harcamaları verisi, faiz beklentilerini etkileyerek altın fiyatları üzerinde önemli bir etki yaratabilir.