Uşak’ın Bağbaşı köyünde, madencilik faaliyetleriyle yıpranmış ve kuraklık sorunları yaşayan topraklar üzerinde yeni bir çevre tehdidi belirdi: 80 bin panelli bir güneş enerjisi santrali. Köylüler, bu projeyle bölgenin hassas doğal dengesi üzerinde oluşabilecek potansiyel zararlara karşı, projenin hayata geçirilmesine şiddetle karşı çıktılar. Köy halkının bu kararlı duruşu, hem çevresel kaygıları hem de yerel halkın haklarının korunması için önemli bir mesaj niteliğindedir.
Mahkeme heyeti, projenin ÇED raporunun yeterli gerekçe sunmadığını ve bölgedeki su kaynakları ve ekosistem üzerinde ciddi riskler oluşturabileceğini tespit ederek, 17 Eylül’de yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bu kararın temelinde, uzmanlar tarafından hazırlanan ve projenin su kaynaklarına ve bitki örtüsüne zarar verme potansiyelini gösteren detaylı bir bilirkişi raporu yer alıyordu. Özellikle, Uşak’ın içme suyu kaynağı olan Zep Barajı’nın koruma alanı içerisinde bulunan bu alan, projenin bölgedeki su dengesini bozma riskini artırmaktaydı.
Murat Dağı’nın eteklerinde yer alan bu kritik bölge, aynı zamanda Gediz ve Büyük Menderes havzalarının beslenmesinde de hayati rol oynamaktaydı. Köylüler, şirketin bu bölgedeki su kaynaklarını tehlikeye atma potansiyelini kabul edilemez buluyor ve projeye karşı sivil bir direniş örgütlüyorlardı. ‘Murat Dağı Yok Olmasın’ platformu temsilcisi Funda Öz Akcura, şirketin mahkeme kararını görmezden geldiğini ve malzeme taşıyan araçların köye girmesine izin vermediğini vurgulayarak, köylülerin kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.