İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki Aziz İhsan Aktaş’ın tutuklu olduğu, 6 belediye başkanını da aralarından geçirdiği iddia edilen büyük çaplı suç örgütü davasının 36. duruşması, çarpıcı detaylarla sonuçlandı. Sanık Aktaş, savcının mütalaasına karşı verdiği savunmada, suçlamaların somut ve kesin delillerle desteklenmediğini iddia etti. Hukukun ve adaletin kendisine güvenceler sunduğunu vurgulayan Aktaş, savunmaları ve sunduğu delillerle suçsuzluğunu kanıtlamaya çalıştı.
Duruşmadaki en dikkat çekici anlardan biri, Aktaş’ın HTS (İletişim İzleme Sistemi) analiz raporlarını sunarak, örgüt kurmadığını ve akrabalık ilişkilerinin örgüt olmadığını savunması oldu. Bu raporlar, Aktaş’ın olay günüki hareketlerini ve iletişimlerini gösteriyor. Aktaş, bu raporların, iddia makamı tarafından yaratılan bir ‘kurumsal mühendislik’ örneği olduğunu ve kardeşlerine ve akrabalarına bir suç örgütü tasviri yaratmak için bu işin içine stratejik akıl, yönetici dahil etmeye çalışıldığını savundu. Ayrıca, siyasilerin baskı ve zorlama ile mağdur olduğunu iddia ederek, bu konuda da savunma yaptı.
Başka bir sanık olan Baki Nugay ise savunmasında, kendi isminin dava içerisinde nasıl kullanıldığını sorguladı. Nugay, iddianın kendisinin eylemlerini çarpıtarak oluşturulduğunu ve sadece ceza maddesinde yer aldığını savundu. Nugay, hakkındaki iddiaların reddedilerek, atılı suçlardan beraatine karar verilmesini talep etti. Savunmaların alınmasına devam edilmek üzere duruşma, yarına ertelendi.
Duruşma sırasında ayrıca, bazı sanıkların avukatlarının beyanları da dinlendi. Bu süreçte, mahkeme heyeti, sanıkların iddialarını dikkatle değerlendirerek, adil bir yargılama süreci yürütmeye devam edecek. Sanık Aktaş’ın savunmaları, davanın gidişatını etkileyebilirken, Türk yargı sisteminin adalet ve hukuk ilkeleri doğrultusunda ilerleyeceği beklentisi sürüyor.”}çuçuğu ve adalet arayışının devam edeceği vurgulanmıştır. Bu durum, delillerin incelenmesi ve tanık ifadelerinin alınmasıyla birlikte, mahkeme heyeti tarafından nihai kararın verileceği bir süreçtir. Adalet arayışında hukukun üstünlüğünün gözetilmesi ve sanığın haklarının korunması, yargılama sürecinin temel unsurlarıdır. (DHA)