Elma sezonunun gelmesiyle birlikte, tarım sektöründe yaşanan büyük bir sıkıntı, üreticilerin yüzünü güldürmüyor. Aşırı miktarda elma hasadı, piyasada arzın aşırı artmasına ve sonuç olarak fiyatların düşmesine yol açtı. Meyve suyu üreticilerinin talebinin azalması, bu durumu daha da kritik hale getiriyor. Üreticilerin elmalarının, toplama sürecinin maliyetinin bile altında kalması, ekonomik bir felaketin habercisi gibi duruyor.
Türkiye’nin en önemli elma üretim bölgelerinden biri olan Niğde’de, Ziraat Odası Başkanı Veli Kenar, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Meyve suluk elmanın kilogram fiyatının 4 lirada seyrederken, sofralık elmanın 15 liradan satılması, üreticiler için kabul edilemez bir tablo oluşturuyor. Geçen yıl yaşanan zirai donların, ihracat pazarındaki boşluğu doldurduğu düşünüldüğünde, bu durumun nedenlerini anlamak zorlaşıyor. Çiftçiler, yıllardır aynı sorunlarla mücadele ederken, çözüm önerilerinin hayata geçirilmemesi nedeniyle çaresiz kalıyor.
Karaman’da da benzer bir durum yaşanıyor. Bölgedeki tüccarların, halk arasında ‘tokatçı’ olarak bilinen kişilerden oluşan küçük bir grupla sınırlı bir alım yapıyor. Elmaların, zincir marketlerde 65 ila 100 lira arasında satılması, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığına işaret ediyor. Soğuk hava depolarındaki maliyetler de elmanın değerini düşürüyor. Bir elmanın, soğuk hava deposuna 20 liradan girip 42,5 lirada çıkması, üreticinin zarar etmesini engellemek için yeterli bir çözüm sunmuyor.
Elma ve elma suyu ihracatındaki düşüş, bu durumun sadece yerel bir sorun olmadığını, ulusal bir endişe kaynağı olduğunu gösteriyor. 2024 yılının ilk 8 ayında taze elma ihracatında yaşanan %34,7’lik düşüş, 84 milyon dolar seviyesine gerilemiş. Bu durum, sektörün rekabet gücünün zayıflamasının ve desteklenmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Üreticiler, devletin piyasayı dengeleyecek, ihracatını teşvik edecek ve alıcı bulmalarına yardımcı olacak somut adımlar atmasını bekliyor.”} çatı.html