Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), finans piyasalarında yatırımcı haklarını koruma ve piyasa düzenliliğini sağlama görevini yerine getirirken, Peker Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ (Peker GYO) ile ilgili önemli bir karar aldı. Bu karar, Tera Yatırım Holding AŞ'nin Peker GYO'nun yönetim kontrolünü ele geçirmesiyle birlikte ortaya çıkmış ve piyasalarda kısa sürede dikkatleri üzerine çekti.
SPK'nın aldığı karar, Tera Yatırım'ın, Peker GYO'nun 314 milyon 754 bin 719,80 lira nominal değerli A grubu imtiyazlı paylarını devralarak şirketin yönetim kontrolünü elde etmesinin ardından, zorunlu pay alım teklifi yükümlülüğünü yerine getirmemesine bağlamsal bir tepki olarak şekillenmiştir. Bu teklif, Peker GYO'daki diğer pay sahiplerinin hisselerini satın almalarını hedeflemiş, ancak Tera Yatırım'ın bu yükümlülüğü yerine getirmemesi, SPK'nın devreye girmesine neden olmuştur.
Kurul, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve Pay Alım Teklifi Tebliği'nin hükümlerini uygulayarak, belirli fonların oy haklarını geçici olarak 'dondurdu'. Bu fonlar arasında Tera Portföy Dördüncü Hisse Senedi Serbest (TL) Fonu, Tera Portföy Üçüncü Hisse Senedi Serbest (TL) Fonu, Tera Portföy Birinci Serbest Fon ve Tera Portföy Hisse Senedi (TL) Fonu yer almaktadır. Bu kararla, söz konusu fonların genel kurul toplantılarındaki etkileri geçici olarak azaltılmıştır. SPK, zorunlu pay alım teklifinin tamamlanmasıyla bu hakların yeniden aktif hale gelebileceğini belirtmiştir.
SPK'nın kararı aynı zamanda, Tera Yatırım Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Tera Portföy Yönetimi AŞ ve Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon'un hisselerinin Borsa İstanbul AŞ'de alım satıma konu edilemeyecek statüye alınmasını da öngörmektedir. Bu kısıtlama, yatırımcıların piyasaya erişimini ve portföylerini yönetme süreçlerini etkileyerek, piyasadaki dinamikleri değiştirebilir. Ayrıca, SPK, yatırımcıların oluşan zararlarının tazmini için Tera Yatırım Holding AŞ'ye karşı yargı yoluna başvurabilmelerini de hükmetti; bu da yatırımcıların haklarını koruma açısından önemli bir unsur oluşturmaktadır. Bu durum, yatırımcıların piyasadaki gelişmelerin ve SPK'nın kararlarının etkilerini daha yakından takip etmelerini gerektirmektedir.