İstanbul’un hızla gelişen semtlerinden Esenyurt’ta, yerel yönetim yapısında önemli bir değişim yaşandı. Kayyum olarak atanan Can Aksoy, belediye başkanlığı görevinden ayrılmış ve İstanbul Valiliği’nde yardımcı olarak görevine devam edecek. Bu karar, uzun süren tartışmaların ve yolsuzluk iddialarının ardından gelen bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Aksoy’un görevden alınması, geçtiğimiz aylarda başlatılan ve Esenyurt Belediyesi’ndeki bazı ihalelerde usulsüzlük ve rüşvet iddiaları üzerine yürütülen kapsamlı soruşturmaların ardından gerçekleşti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve belediyedeki ihalelere müteahhitlerden rüşvet alındığına dair şüphelere yer veren soruşturma, 7 Ekim 2026 tarihinde 19 kişiyle sonuçlanmıştı. Bu gelişme, yerel yönetimlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusundaki ulusal tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Soruşturma kapsamında, Aksoy’un atadığı belediye başkan yardımcısı Yusuf Ulutaş da dahil olmak üzere 9 kişi tutuklandı. Diğer 10 şüpheli ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Bu tutuklamalar, belediye bürokrasisinde daha derinlemesine bir temizliğe ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesine işaret ediyor. Aynı zamanda, Esenyurt halkının beklentileri doğrultusunda daha adil ve şeffaf bir yönetim anlayışının benimsenmesi için önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Esenyurt Belediyesi’ndeki bu yönetim değişikliği, yerel siyaset sahnesinde de büyük yankı uyandırdı. Kayyum yönetiminin ardından gelen bu karar, yerel halkın memnuniyetini artırmışken, aynı zamanda belediyenin geleceği ve hizmet kalitesi konusundaki endişeleri de beraberinde getirdi. Yeni yönetim, Esenyurt’un gelişimine katkı sağlayacak projeler üretmek ve halkın beklentilerini karşılamak için önemli sorumluluklar üstlenecek. Bu süreçte, şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkla etkileşim konularının ön planda tutulması, Esenyurt’un daha güçlü ve güvenilir bir belediye olarak yoluna devam etmesi için kritik öneme sahip olacak.