Mersin’in derin kanatlarını çalan Hiranur Aygar vakası, adalet arayışının son noktasına gelmiş durumda. 16 yaşındaki Hiranur, arkadaşının arabasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti. Bu olay, yargı sisteminin hassasiyetini ve adaletin tecelli etme çabasını bir kez daha gözler önüne serdi.
Duruşma sonucunda, sanıklardan Hüseyin Arda Ş. (19), olası kastla çocuğunu öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ruhsatsız ateşli silah bulundurma suçundan ise 2 yıl hapis cezası verildi. Diğer sanıklar Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20), suç delillerini yok etme suçundan 4’er ay hapis cezası aldı; ancak hükmün açıklanması geri bırakıldı ve tahliye oldular. Bu kararın, aile ve toplum için büyük bir rahatlama sağladığı düşünülüyor.
Üst mahkemenin ilk kararını bozmasının ardından dava, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde yeniden görüldü. Savcı, sanık Hüseyin Arda Ş.’nin “nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına hükmetmesini talep etti. Mahkeme, savcının talebini yerine getirerek, sanığı bu suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak diğer sanıklar hakkında verilen ceza miktarı tartışmalı bir şekilde 4’er ay olarak kalmıştır.
Avukat Derya Demir, kararı olumlu karşılasa da, diğer sanıklar için verilen ceza miktarının yeterli olmadığını belirtti. Demir, “Mücadelemiz henüz bitmedi. Dosyada sanıkların gerçeği sakladığına dair çok açık deliller vardı. Bu kararın, adaletin tecelli etme yolunda önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Ancak, diğer sanıkların da iştirak ettikleri kanaatine sahibiz ve bu konuda itirazlarımızı sürdüreceğiz” dedi. Ayrıca, etkili bir soruşturma yapılmadığını ve dosyanın eksik olduğunu vurgulayarak, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmayı planladıklarını ifade etti.