Tecrübeli teknik direktör Şenol Güneş, gençlerle yaptığı etkileşimde, futbolun geleceğine dair çarpıcı bir vizyon ortaya koydu. Milli Futbol Takımı'nın başarısının, sadece saha içindeki performanslarla değil, aynı zamanda Türkiye'nin futbol ekosundaki kendi yetenekli insan gücü potansiyelini geliştirmeye verdiği önemle de ölçüldüğünü vurguladı. Güneş, özellikle genç oyuncuların ve antrenörlerin Türk olması gerektiği konusundaki kararlılığını dile getirerek, milli takımın geleceğinin kendi ürettiği insan gücüyle şekilleneceğine inançta bulundu.
Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi'ndeki “3. Türk Dünyası Gençlik Buluşması”nda, Güneş futbol kariyerinin ve uzun yıllıktaki mesleki tecrübelerinin gençlerle paylaşımında bulundu. Çocukluktan itibaren yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu ve ailesinin sorumluluğunu erken yaşta üstlenmek zorunda kaldığını anlatan Güneş, futbola başladığı ilk günlerden itibaren Trabzon'un dışına ilk kez çıktığını hatırladı. 2002 Dünya Kupası'ndaki başarının, sadece sportif bir başarı olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası arenadaki imajının ve saygınlığının yükseltilmesinde de kritik bir rol oynadığını vurguladı. Bu başarı, sadece Türkiye'de değil, tüm Müslüman dünyasında ve Avrupa'da büyük bir gurur kaynağı olmuştu.
Güneş, FIFA'nın antrenörlerle yaptığı toplantıya konuşmacı olarak katılmasına ve o dönemde izleyen değil, konuşan bir hoca olarak tanınmasına büyük bir gurur duyduğunu ifade etti. Bu deneyim, futbol dünyasında Türkiye'nin yerini ve saygısını kazanmasının bir göstergesiydi. Milli takımın başarısının, sadece saha içindeki performanslarla değil, aynı zamanda futbol camiasının uluslararası platformlarda Türkiye'yi temsil etmesiyle de mümkün olduğunu vurguladı. Teknik direktörlerin ve oyuncuların yeteneklerinin, Türkiye'nin futbol ekosundaki potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için kullanılması gerektiğini belirtti.
Milli takımın geleceğiyle ilgili gelen bir soruya Güneş,