Türk Dil Kurumu’nun, geleneksel kutlamalara dahil olması beklenmedik bir hamle yapmış gibi görünüyordu. Kurum, Babalar Günü'ne özel bir içerik yayınlarken, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e doğrudan bir gönderme yaparak, ‘Bir ülkeye veya topluluğa yararlı olmuş kimse: Atatürk, Türk milletinin babasıdır’ ifadesini paylaşıma eklemişti. Ancak bu kısa süreli jest, kurumun daha sonra sosyal medya platformlarından içeriyi kaldırmasıyla birlikte tepkilere yol açtı.
Kaldırılan paylaşımla ilgili sessizliğin ortadan kalkmaması, kamuoyunda merak uyandırdı. Özellikle sosyal medya kullanıcıları, kurumun bu ani kararına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadığını belirterek, çeşitli yorumlarda bulundu. Bu durum, dil kurumuyla ilgili geçmişte yaşanan benzer tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. Özellikle, kurumun, edebiyat alanındaki önemli isimlerin anısını onurlandırma çabaları, bazen beklenmedik sonuçlara yol açmıştı.
TDK’nın, söz konusu silme eyleminin ardındaki motivasyon, kamuoyunda tartışma konusu oldu. Bazı çevreler, kurumun siyasi hassasiyetten uzak davrandığını ve tarihi figürlere saygı gösteremediğini savundu. Diğer yandan, kurumun kuruluş amacı ve geçmişteki uygulamaları da yeniden incelenmeye başlandı. 1932’de kurulan ‘Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin, Atatürk’ün direktifleriyle şekillenmiş olması, kurumun kimliğine dair önemli bir veri olarak değerlendiriliyor.
Bu olay, TDK’nın iletişim stratejisi ve kurumun kültürel mirasa yaklaşımı hakkında önemli soruları beraberinde getirdi. Kurumun, gelecekte benzer durumlarla karşılaşmamak adına daha şeffaf ve dikkatli bir yaklaşım sergilemesi gerektiği düşünülüyor. Ayrıca, dil kurumu olarak, tarihsel figürlere saygı gösterme ve kültürel değerleri koruma konusundaki sorumluluklarının bilincinde olması gerektiği vurgulanıyor.