Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye finans sektöründe dikkatli olunması gereken durumları işaret eden kapsamlı bir analiz sunuyor. Özellikle finansal kiralama ve faktoring şirketlerinin karşı karşıya olduğu potansiyel zorluklar ve gelecekteki beklentiler detaylı bir şekilde değerlendiriliyor. Kuruluş, küresel ekonomik manzaranın getirdiği değişimlere rağmen, Türkiye'deki finansal piyasalardaki hassasiyetin artması gerektiğini vurguluyor.

Rapor, 2026 ve 2027 yıllarında aktif kalitelerinde olası bozulma ve kâr marjlarında daralma risklerinin yükselmesi üzerine odaklanıyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan Avrupa finansman ve kiralama şirketleri için bir uyarı niteliğinde. Küresel büyümedeki yavaşlama, kalıcı enflasyon, artan fonlama maliyetleri ve KOBİ'lerden kaynaklanan artan aktif kalite baskıları, sektörün geleceği için önemli bir tehdit oluşturuyor. Fitch'in bu değerlendirmesi, yatırımcılar ve sektör temsilcileri için dikkatli stratejiler geliştirmeyi teşvik ediyor.

Türkiye'deki finansal kiralama sektöründe son dönemde gözlemlenen iş hacminde yaşanan yüzde 48'lik artış, özellikle sat ve geri kirala işlemlerinin (yüzde 38'lik pay) işletme sermayesine yönelik talebin devam ettiğini gösteriyor. Ancak Fitch, bu işlemlerin ticari gayrimenkul değerlemeleri ve varlıkların kalıntı değerleri gibi riskleri artırması nedeniyle daha yüksek risk taşıdığına vurgu yapıyor. Finansal kaldıraç oranındaki artış (3,8'den 4,9'a yükselme) de bu risklerin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Sektörde takipteki kredi oranı (yüzde 1,9'a gerileme) kısa vadede bir rahatlama sağlarken, Fitch'in 2026 ve 2027'de kademeli bir yükseliş beklentisi, uzun vadeli riskleri göz ardı etmemeyi gerektiriyor.

Faktoring sektöründe de benzer eğilimler gözlemleniyor. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artışla 1,1 trilyon liraya ulaştı ve yılın tamamında yüzde 32 büyüme bekleniyor. Ancak bu büyüme, enflasyonla paralel ilerlediği için reel olarak yatay bir görünüm sunuyor. Sektörün ortalama aktif kârlılığı (yüzde 8,1'den yüzde 6,4'e düşüş) ve takipteki kredi oranı (yüzde 2,3) da dikkat çeken veriler arasında yer alıyor. Fitch'in bu değerlendirmeleri, Türkiye finans sektörünün geleceği için önemli bir yol haritası sunarken, yatırımcıların ve sektör temsilcilerinin riskleri dikkatli bir şekilde analiz etmelerini ve stratejilerini buna göre şekillendirmelerini öneriyor.