Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde, 15 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan ve genç hayatını vuran trajik olay, adalet arayışının son aşamasına gelmişti. İlayda Alkaş, dini nikahla birlikte yaşadığı Cemal Alpaslan’ın silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybetti. Olay, sadece bir cinayet olmanın ötesinde, bir ailenin, bir hayatın son bulmasıyla birlikte toplumsal yankıları da beraberinde getirdi.

Olayın ilk raporlarına göre, İlayda Alkaş, arkadaşının doğum günü kutlamasından sonra ailesine dönüyordu. Ancak, Cemal Alpaslan, genç kadının evine yaklaşırken, aniden silahını çekerek ateş açtı. İlayda Alkaş, olay yerinde yere yığılmış, Cemal Alpaslan ise kaçmaya çalıştı. Olayın hemen ardından gelen sağlık ekipleri, İlayda Alkaş’ın hayatını kurtarılamamış, Cemal Alpaslan ise kısa bir süre sonra Habur sınır kapısında gözaltına alındı. Bu durum, hem aile hem de toplum için derin bir acı kaynağı oldu.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda, Cemal Alpaslan hakkında ‘Boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Mahkeme heyeti, davanın üçüncü duruşmasında sanığı suçlu buldu. Sanık, savunmalarında olay sırasında yaşananları aktarken, pişmanlığını dile getirdi. Ancak, mahkeme sanığın iddialarını kabul etmedi ve ‘Kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca, ruhsatsız silah bulundurma suçundan da 2,5 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme kararı, İlayda Alkaş’ın ailesi için büyük bir yıkım oldu. Ancak, bu olay, aynı zamanda toplumsal güvenlik ve şiddetle mücadele konularında da önemli tartışmalara yol açtı. Adaletin tecelli etmesi, sadece İlayda Alkaş ailesinin değil, tüm toplumun da güvenini sağlamış oldu. Olayın ardından, benzer vakaların önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor.”} htlm/p> htlm/p> htlm/p> htlm/p>