Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch Ratings, Türk finansal kiralama (leasing) ve faktoring sektörlerine yönelik son analizini kamuoyuna duyurdu. Rapor, bu iki sektörde 2026 ve 2027 yıllarında varlık kalitesindeki potansiyel risklerin yükselmesini öngörürken, yüksek fonlama maliyetlerinin sektörün kârlılığını ciddi şekilde baskı altına alabileceği uyarısında bulundu. Bu durum, sektör oyuncularının dikkatli stratejiler geliştirmesi gerektiğini gösteriyor.
Fitch'in değerlendirmesine göre, Türkiye ekonomisindeki genel zorlu koşullar, özellikle de artan faiz oranları ve kredi temerrüt takası (CDS) primlerindeki yükselişler, fonlama maliyetlerini olumsuz etkilemekte ve bu da borçluların ödeme kapasitesini azaltarak şirketlerin varlık kalitesini tehdit etmektedir. Rapor, finansal koşullardaki sıkılaşmanın, sektördeki riskleri daha da artırabileceği konusunda endişesini dile getirdi. Bu durum, özellikle yeni yatırımlara duyarlı olan kiralama şirketleri için önemli bir sorun teşkil ediyor.
Leasing sektöründe, 2026’nın ilk yarısında dolar bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artış yaşanırken, bu artışın büyük bir kısmı ‘sat ve geri kirala’ yöntemiyle gerçekleşti. Şirketlerin varlıklarını satarak yeniden kiralaması, yeni yatırımlardan ziyade işletme sermayesi ihtiyacını gidermeye yönelik bir eğilimi işaret ediyor. Fitch, bu tür işlemlerin ticari gayrimenkul değerlemeleri ve varlıkların kalan değerine ilişkin riskleri artırdığını vurguladı. Leasing sektöründe takipteki alacak oranı ise yüzde 1,9’a gerileyse de, Fitch’in beklentisi 2026 ve 2027 yıl sonları itibarıyla bu oran kademeli olarak yükselmesi yönünde. Sektör ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 30 seviyesinde gerçekleşirken, temel faaliyetlerden elde edilen kâr marjlarında daralma öngörülüyor.
Faktoring sektöründe ise işlem hacmi 2026’nın ilk yarısında yıllık yüzde 33 artışla 1,1 trilyon liraya ulaştı. Yılın tamamında yüzde 32 büyüme beklentisi bulunsa da, enflasyonla paralel seyreden bu artışın reel büyüme üzerinde baskı oluşturması öngörülüyor. Faktoring sektöründe takipteki alacak oranı yüzde 2,3 olarak gerçekleşti. Bu durum, yeni takibe düşen alacakların ve kredi karşılık giderlerinin yüksek seviyelerini koruduğunu gösteriyor. Fitch, faktoring sektöründe ortalama aktif kârlılığının 2025 yılındaki yüzde 8,1 seviyesinden yüzde 6,4’e düşmesi ve kaldıraç oranının 4,1 kata yükselmesine rağmen ılımlı seviyesini koruduğunu belirtiyor. Sonuç olarak, Fitch’in raporu, leasing ve faktoring sektörlerinde işlem hacminin artmaya devam etmesine rağmen, yüksek finansman maliyetleri, borçluların ödeme performansı ve kâr marjlarındaki daralmanın önümüzdeki dönemde temel riskler oluşturacağını ortaya koyuyor.