Sağlık sektöründe yeni bir yaklaşım sürmekte olan uzaktan sağlık hizmeti uygulaması, aile hekimliği uzmanlarının dikkatli bir değerlendirme yapmasını gerektirmektedir. Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk ve Mevzuat Sekreteri İlkay Eren, bu uygulamanın hayata geçirilmesinde yaşanan eksikliklerin, hem sağlık çalışanlarının hem de vatandaşların sağlığı açısından ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda önemli uyarılar yapmaktadır.

Eren’in vurguladığı temel nokta, mevcut sistemin dezavantajlı gruplara yeterince ulaşmadığıdır. Günlük zorunlu randevu kotası gibi bir modelin, kronik rahatsızlıkları olan, hareket kısıtlılığı yaşayan veya dijital okuryazarlığı düşük olan hastaların ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalabileceği belirtiliyor. Bu nedenle, Eren, öncelikle ihtiyaç duyan kişilere öncelik veren, dezavantajlı grupları kapsayan bir sistemin kurulmasını talep ediyor. Ayrıca, hekimlerin tıbbi kararlarının güvence altına alınması ve Sağlık Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) mevzuatının uyumlu hale getirilmesi de kritik öneme sahiptir.

Uzaktan sağlık hizmetinin, özellikle yaşlılık, yatağa bağımlılık veya kronik hastalıklar gibi durumlarda hasta erişimini kolaylaştırabileceği doğru olsa da, bu sürecin doğru bir şekilde planlanması ve uygulanması hayati önem taşımaktadır. Eren, akıllı bir triyaj mekanizmasının eksikliği, sistemin temel bir zayıflığı olarak değerlendiriliyor. Hastaların ihtiyaçlarına en uygun şekilde müdahalede bulunabilmek için, yaş, hastalık durumu, semptomlar ve diğer önemli veriler dikkate alınarak, hasta gruplarının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Hekimlerin, fiziksel muayene gerektiren durumları açıkça tanımlayabilmesi ve görüntülü görüşmenin her hastalığın tanı ve tedavi sürecinde yeterli olmayabileceğini kabul etmesi de önemli bir gereksinimdir.