Kıbrıs adasında devam eden karmaşık uyuşmazlıkta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Yüksek Mahkemesi, Türkiye'nin haklarını destekleyen önemli bir karar aldı. Mahkeme, uzun yıllardır süren bir ihtilafın çözülmesine katkı sağlayacak şekilde, GKRY İstinaf Mahkemesi’nin daha önceki kararın geçersizliğine hükmetti. Bu durum, adada bulunan mülkiyet hakları ve idari yapılar konusundaki anlaşmazlıkların tırmanışını engelleyebilir.

Mahkeme heyeti, iki Rum vatandaşının, KKTC’ye bağlı Girne’deki taşınmazları kullanma haklarının engellendiği iddiasıyla açtığı davada, İstinaf Mahkemesi’nin Türkiye lehine verdiği tazminat kararına itirazı oybirliğiyle reddetti. Yıllar önce Bölge Mahkemesi’nin benzer bir kararı verilmiş olsa da, bu karar Türkiye’nin davaya katılmaması ve yerel mahkemesinin ‘mülkiyetin tespiti’ taleplerini reddetmesi nedeniyle tarafları tatmin etmemişti. Bu durum, uzun süren yasal süreçte önemli bir engelleme oluşturmuştu.

İstinaf Mahkemesi’nin 31 Ekim 2024 tarihli kararıyla süreç tamamen yön değiştirmişti. Mahkeme, uluslararası hukuktaki egemenlik dokunulmazlığı ilkesini vurgulayarak Türkiye’nin GKRY mahkemelerinde dava edilemeyeceğini kararlaştırmıştı. Ancak, bu kararı Yüksek Mahkeme’ye taşıyan Rum vatandaşları, devlet dokunulmazlığı kararının hatalı olduğunu ve anayasal haklarının, adil yargılanma ilkelerinin çiğnendiğini savunmuşlardı. Yüksek Mahkeme, bu başvurunun yasal şartları karşılamadığını belirterek reddetti.

Yüksek Mahkeme, karara yönelik memnuniyetsizliği bir hukuki zemin olarak görmeyerek, başvurunun sadece karara yönelik bir eleştiri olduğunu vurguladı. Mahkeme, üst düzey yasal yolların, İstinaf kararlarının doğruluğunu tartışma veya davayı üçüncü bir dereceye taşıma amacıyla kullanılamayacağını belirterek başvuruyu düşürdü. Bu karar, Kıbrıs uyuşmazlığının çözülmesinde yeni bir perspektif sunarken, uluslararası hukukun ve egemenliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.