Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan Çin’in, ABD Hazine tahvillerine yönelik yaklaşımı son zamanlarda büyük bir merakla takip ediliyor. Ağustos ayı itibarıyla açıklanan veriler, Çin’in bu tahvillerdeki resmi varlıklarının 591 milyar dolara gerilediğini gösterdi ve bu durum, küresel piyasalarda önemli bir tartışma başlattı. Ancak bu düşüşün ardında, resmi verilerin gerçek durumu tam olarak yansıtmadığı ve Pekin’in ABD borçlanma araçlarından daha karmaşık bir strateji izlediği iddiaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın verileri, Çin’in uzun yıllardır ABD tahvillerinin en büyük yabancı sahibi olduğu gerçeğini ortaya koyuyor. Ancak son yıllarda, Çin’in resmi kayıtlara göre portföyünü önemli ölçüde küçültmesi, uzmanlar arasında farklı yorumlara yol açıyor. Bazı analistler, tahvillerin bir bölümünün diğer ülkelerdeki finans kuruluşları aracılığıyla tutulduğuna işaret ediyor. Bu durum, özellikle Çin’in ABD dolarındaki rezervlerini çeşitlendirme çabalarıyla örtüşüyor. Ancak bu tür varlıkların tam olarak nerede ve kimin kontrolünde olduğu, finans piyasalarında belirsizlik yaratmaya devam ediyor.

Çin’in ABD Hazine tahvilleri üzerindeki düşüşü, 2021 yılı civarında belirginleşmeye başladı. Nisan 2022’de yaklaşık 1 trilyon dolarlık bir tahvil stokuna sahip olan Çin, Ağustos 2026 itibarıyla bu rakamı 591 milyar dolara düşürdü. Bu, son 18 yılın en düşük seviyesine işaret ederken, Çin’in tahvil stokunda gözle görülür bir azalma olduğunu da gösteriyor. Ancak ABD Hazine Bakanlığı’nın vurguladığı gibi, bu veriler her zaman menkul kıymetlerin nihai sahiplerini tam olarak yansıtmayabiliyor. Saklama kuruluşları ve aracı kurumlar aracılığıyla tutulan tahvillerin gerçek sahipleri, resmi kayıtlarda farklı görünebiliyor.