Doğu Akdeniz'in nabzı yeniden hızlandı! Yunanistan'ın Meis Adası'nın güneyindeki deniz alanlarında başlattığı, Fransa ve İtalya gibi diğer ülkelerin de katılımıyla gerçekleştirilecek olan askeri tatbikat planları ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (KKPY) deniz tabanında gerçekleştirmeyi hedeflediği araştırma faaliyetleri, Türkiye'nin tepkisini üzerine çekti. Bu eş zamanlı operasyonlar, bölgede güvenlik dengesini sarsma potansiyeli taşıyor.

Yunanistan, 15 Ekim tarihinde yayınladığı NAVTEX ilanlarıyla, Meis Adası'nın güneyindeki iki farklı bölgede çok uluslu askeri tatbikat düzenleme kararı aldı. Bu tatbikata Yunanistan, KKPY, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin katılımı öngörülüyor. Türkiye ise bu tatbikatın, ulusal egemenlik haklarını ihlal ettiğini belirterek, 16 Ekim'de yayımladığı NAVTEX ile resmi olarak itiraz etti. Ankara, uluslararası sularda gerçekleştirilecek benzer askeri tatbikatların, Türkiye'nin deniz yetki alanlarındaki haklarını ve menfaatlerini tehlikeye attığını savunuyor.

Bu durumun yanı sıra, KKPY'nin Ada'nın batısında, East to Med Corridor (EMC) kablo sistemi kapsamında jeofizik araştırmaları yapma planı da Türkiye'nin endişelerini artırıyor. KKPY, 15 Ekim tarihli NAVTEX ilanıyla 21 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında bu araştırmaları gerçekleştirmeyi duyurdu. Türkiye, bu araştırmaların da kendi kıta sahanlığına yakın bir bölgede yapılması halinde itirazını sürdürecek. Bu çifte operasyon, Doğu Akdeniz'de yeni bir gerilimin ortaya çıkmasına zemin oluşturma riskini taşıyor.

Diplomatik kaynaklar, Yunan medyasında bu tatbikatin Türkiye'ye karşı düzenleneceği veya su altı kablo faaliyetleriyle bağlantılı olduğu yönündeki haberlerin gerçeklikle alakası olmadığını vurguluyor. Türkiye, uluslararası hukuka uygun olarak haklarını koruma kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Savunma Uzmanı Turan Oğuz, eş zamanlı planlanan bu faaliyetlerin, Türkiye ile Yunanistan ve KKPY arasında yeni bir gerilime yol açabileceğine dikkat çekiyor. Oğuz, Ankara'nın bu tür oldubittiye izin vermeyeceğini ve gelişmelerin yakından takip edileceğini belirtiyor. Uluslararası sularda tatbikat yapılması, Türkiye'nin kıta sahanlığına ilişkin hak iddia ettiği bir bölgede deniz tabanının araştırılması gibi farklı konuların değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Oğuz,