İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski rakibi Cemil Tugay’ın AKP’ye geçişinin ardından, geçmiş dönemdeki belediye yönetimine ilişkin yaptığı değerlendirmelere karşı güçlü bir duruş sergiledi. Soyer, Tugay’ın açıklamalarını ‘seçmenin iradesine sadakatsizlik’ olarak nitelendirerek, ciddi eleştirilerde bulundu ve geçmiş dönemdeki belediyenin başarılarını vurguladı.

Soyer, Tugay’ın, belediyeyi ‘plansız, programsız, kadrosuz, sorunların biriktiği’ bir halde devraldığına dair iddialarına yanıt olarak, “Seçmen, belediye başkanlığı makamının asıl sahibidir. Partinizden ayrılıyorsanız, partinizle aldığınız oylarla oturduğunuz makamdan da ayrılırsınız, emanete ihanet etmemiş olursunuz. Aksi hak ihlali değilse, en hafif tabiriyle seçmenin iradesine sadakatsizliktir” dedi. Tugay’ın ‘Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor’ şeklindeki yorumunu da “Muhafazakar olmanın ne demek olduğunu bilmediğini” bir eleştiri olarak sundu. Soyer’in açıklamaları, seçim sonrası yaşanan siyasi gerilimin ve seçmenin beklentileriyle ilgili önemli bir tartışma zemini oluşturdu.

Siyasi bir geçişin, seçilmiş bir belediye başkanının sorumluluklarını yerine getirme anlayışıyla bağdaşmaması gerektiğine dikkat çeken Soyer, geçtiği partinin kusurlarını kapatma umudunun gerçekçi olmadığını vurguladı. Bayetav’ın 2026 Yaz Barometresi’nin, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnuniyetsizliğin yüzde 59’a yükseldiğini ve Cemil Tugay’a güvenin sadece yüzde 16,3 olduğunu belirterek, İzmir halkının, bu transferden önce Tugay’ın İzmir’in değerlerine ve ruhuna uygun olup olmadığını görmüş olduğunu ifade etti. Bu durum, seçmenlerin beklentileri ve siyasi liderlerin sorumlulukları arasındaki uyumsuzluğun bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Soyer, Cemil Tugay’ın iddialarını somut verilerle çürüterek, geçmiş dönemdeki belediye yönetimiyle ilgili önemli detayları paylaştı. 2019’da 590 milyon dolar borçla teslim aldığını, onlarca yatırım ve krizlerle mücadele sonucunda 640 milyon dolar borçla devrettiğini belirterek, Tugay yönetiminde borcun 1 milyar 200 milyon dolara yükseldiğini vurguladı. Personel giderleri ve hizmet alımları oranındaki değişiklikleri de göstererek, işten çıkarmaların İzmir halkıyla belediye emekçileri arasındaki ilişkideki gerilimin bir sonucu olduğunu savundu. 144 projeyle vaatlerinin %87’sini gerçekleştirdiğini ve üzerine 15 proje daha ekleyerek 5 yılı başarıyla tamamladığını belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönemdeki hizmet kalitesinin yüksek olduğunu gösterdi.

Soyer’in açıklamaları, İzmir halkına yönelik bir hesap sorma ve geçmişte yapılan hizmetlerin takdir edilmesi çağrısı olarak da yorumlandı. Bu durum, seçmenlerin beklentilerinin ne olduğunu ve siyasi liderlerin bu beklentilere cevap verebilmek için nasıl hareket etmesi gerektiğini düşündürmeye yaradı. Soyer’in, Tugay’a yönelik eleştirileri, hem seçmenlere hem de siyasi arenadaki diğer aktörlere önemli mesajlar gönderdi ve İzmir’in geleceği için yeni bir siyasi tartışma zemini oluşturdu.