Çin ekonomisi, Ekim ayında yayımlanan detaylı verilerle beklenenin üzerinde bir büyüme oranına ulaşırken, bu başarıya rağmen önemli yapısal sorunlar devam ediyor. Ülke, üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla %4,5’lik bir artış göstererek beklentileri aşarken, mevsimsel ayarlamalardan arındırılmış verilere bakıldığında bu oran %1,2’ye yükseldi. Bu durum, Çin’in büyüme hedeflerine ulaşma potansiyelini güçlendiriyor. Ancak, ekonominin tüm sektörlerinde aynı anda ilerleme kaydetmesi konusunda şüpheler devam ediyor.

Sanayi üretimi ve perakende satışlarındaki olumlu gelişmeler, ekonomideki toparlanmanın nabzını tutan önemli göstergeler. Eylülde sanayi üretimi %5,5’lik bir artışla, geçen yılın aynı dönemine göre belirgin bir ilerleme kaydetti. Yüksek teknolojili imalat, bu canlılığın en belirgin örneği olup %14,3’lük bir büyüme oranına ulaştı. Perakende satışlarındaki yıllık artış ise ağustos ayındaki %0,4’lük artıştan, eylülde %1,1’e yükseldi. Tüketimin hızlanması, üretimdeki toparlanmanın bir yansıması olsa da, bu artışın iç talebin beklentileri karşılaması konusunda bir garanti sunmadığı açıkça görülüyor.

Ekonomik dengenin sağlanmasında en büyük zorluk, yatırım tarafında yaşanan daralmadır. Ocak-Eylül döneminde sabit sermaye yatırımları %7,2 oranında düştü ve bu düşüş trendi devam etti. Gayrimenkul geliştirme yatırımları da %19,9’dan %20,6’ya yükselerek, sektördeki belirsizliğin boyutunu ortaya koydu. Bu durum, hem kamu sektöründe hem de özel sektörde yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. Aynı zamanda satılan yeni konut alanları ve satış tutarları da düşüş göstererek, sektörün genel zayıflığını pekiştirdi.

Hanehalkı harcamaları ve işsizlik oranları da dikkat çeken diğer veriler. Kentsel anket işsizlik oranı eylülde %5,2’ye gerilerken, ilk dokuz aylık ortalama %5,2 seviyesinde kaldı. Kişi başına düşen kullanılabilir gelir, %5,3 ve %4,4 oranlarıyla nominal ve fiyat etkisinden arındırılmış olarak arttı. Ancak, hükümet yetkilileri, iç talepteki yetersizliği ve büyüme stratejilerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu durumu bir uyarı işareti olarak değerlendiriyor. Ayrıca, eylül ayında konut fiyatlarında aylık %0,1 ve yıllık %2,8’lik bir düşüş yaşanırken, bu düşüşün piyasada kalıcı bir toparlanma yaratmadığı ve destek tedbirlerinin etkinliğinin sorgulanması gerektiği belirtiliyor. Şehir bölgelerinde farklılıklar görülürken, büyük kentlerde konut fiyatları istikrara kavuşurken, daha küçük şehirlerde gerileme devam etti.”}

Piyasa verileri Matriks Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BIST hisse senetleri, VİOP ve tahvil-bono verileri 15 dakika gecikmeli verilmektedir.

BIST isim ve logosu