Bursa'da açılan uzun süren bir boşanma davası, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin verdiği ilginç kararla sonuçlandı. Mahkeme, ev işlerine ve aile sorumluluklarına yeterince özen göstermeyen, sosyal hayatını kahvehanelerde yoğun bir şekilde sürdüren kocayı, eşinin yaşamını olumsuz etkilemiş ağır kusurlu olarak değerlendirdi. Bu durum, ‘kahvehaneler boşanma sebebi sayılabilir mi?’ sorusunu yeniden gündeme getirdi.

İHA’nın edindiği bilgilere göre, aile mahkemesinde karara bağlanan davada, davalı baba, eşine karşı ciddi ihlaller yapmıştı. Davacı anne, sürekli olarak ev işlerinin yükünü üstlenirken, davalı baba’nın evden uzaklaşarak sosyal mecralarda vakit geçirmesi, evlilik ilişkisinin temelini sarsan bir durum yaratmıştı. Mahkeme, bu davranışların, eşine karşı ihmal ve göz ardı olarak değerlendirilerek, davalı babanın ağır kusurlu olduğuna karar verdi.

Karar sürecinde, davacı anne, evde yaşanan zorlukları ve psikolojik baskıları detaylı bir şekilde aktarmıştı. Elektrik, doğalgaz, kıyafet ihtiyaçları ve seyahat masrafları sürekli olarak kendisinin karşılandığını belirterek, eşinin ‘maaşın olmasa seninle evlenmezdim’ şeklinde hakaret içeren ifadelerle psikolojik şiddet uyguladığını vurgulamıştı. Bu tür davranışlar, mahkemenin kararına önemli bir etki yaratmıştı.

<

Yargıtay'ın verdiği hüküm, sadece maddi tazminat ödemesine değil, aynı zamanda psikolojik zararın tazmini için de bir zemin hazırladı. Eşine karşı uygulanan şiddet ve hakaret, mahkeme tarafından ağır kusur olarak kabul edildi. Bu olay, sosyal ortamlarda geçirilen zamanın, aile hayatını nasıl olumsuz etkileyebileceğini ve yasal sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Ayrıca, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun yeni bir ulaşım projesiyle ilgili açıklamaları, bu haberin diline karışmadı.