İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı, Seferihisar Belediyesi'ndeki şeffaf olmayan faaliyetleri merkeze alan soruşturma, beklenmedik bir dönüşüm geçirdi. Uzun süredir gizli tutulan, şehrin geleceğini tehlikeye atan bir rüşvet ve yolsuzluk ağı, son olarak gazeteci Evrim Ataman'ın ifadeleriyle kamuoyuna mal oldu. Bu karmaşık operasyonun merkezinde, 'Rüşvet Havuzu' olarak bilinen bir sistem ve bu havuzun aktörleri yer alıyordu.

Soruşturma, belediye başkan yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan ve 15 yıllık danışmanı Özlem Akyılmaz’ın, ihale rüşvetlerini Veli Ağbaba'ya aktardığına dair kesin kanıtlarla sonuçlandı. Akyılmaz’ın, belediyeden elde ettiği bu gelirleri doğrudan Ağbaba’nın hesabına yönlendirdiği tespit edildi. Bu durum, Seferihisar’ın geleceği için ciddi bir endişe kaynağı oluştururken, aynı zamanda belediye başkan İsmail Yetişkin'in de bu havuzdan yüzde 10 pay aldığına dair bilgiler de ortaya çıktı. Bu durum, belediyenin kaynaklarının nasıl kullanıldığı konusunda şüphe uyandırdı ve hesap verebilirliği sorgulamaya neden oldu.

Operasyonun detayları, şantaj ve haraç yöntemleriyle de şekilleniyordu. Şantaj yoluyla mühürlenen bir işyerinin açılması için 2.5 milyon TL'nin bir kısmı sokak ortasında poşetle teslim edildi, 10 bin Euro'luk kısım ise başkan yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'a bir yemek masasında elden verildi. İskân sorunu için müteahhitten istenen 12 milyon TL, pazarlıklarla 6 milyon TL'ye indirilmiş olsa da, bu durumun da şüpheli olarak değerlendirildi. Bu olaylar, Seferihisar Belediyesi’nin yönetiminde ciddi bir yolsuzluk ve rüşvetin hakim olduğunu gösteriyor.

Soruşturmanın genişleyerek Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay’ın eşi Nermin Günay’ın da Akyılmaz’a 500 bin TL gönderdiği bilgisine ulaşılması, operasyona yeni bir boyut kazandırdı. Akyılmaz'ın bu parayı