İsrail Başbakanlığı'nın açıklamasıyla kamuoyuna sunulan yeni güvenlik stratejisi, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerin ülkenin geleceği için kritik bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Binyamin Netanyahu tarafından detaylandırıldı. Bu doktrin, özellikle İran'a yönelik tutumunu net bir şekilde ortaya koyarak, seçmenlere ‘varoluşsal’ bir tehditle mücadele sözü verdi.

Netanyahu, 2 saat süren bir brifing sırasında, İran’ın nükleer programının İsrail için en büyük risk oluşturduğunu ve bu nedenle rejim değişikliğinin stratejik önceliğini koruduğunu ifade etti. ‘Önleyici saldırı’ ilkelerini vurgulayarak, İran’ın eylemlerine karşı kararlı bir duruş sergileme taahhüt etti. Bu yaklaşım, mevcut güvenlik politikalarının temelini oluşturacak şekilde tasarlanmış, aynı zamanda ABD’nin desteğine olan bağımlılığı azaltma çabasının da bir göstergesi olarak yorumlanabiliyor.

Brifing sırasında Netanyahu, ABD’nin olası bir müdahalede destek vermeme ihtimaline karşı, bağımsız hareket etme kapasitesine dikkat çekti. ‘İstismarcılığa’ karşı duruşunu ve geçmişte sergilediği gibi, gerektiğinde bağımsız olarak hareket etme yetkisini sürdürdüğünü belirterek, seçmenlere ülkenin güvenliğinin her durumda korunacağını garanti etti. Ayrıca, Batı Şeria'daki durumla ilgili eleştirilere yer vererek, Filistinliler tarafından uygulanan şiddeti ‘isyancı’ olarak nitelendirerek bu durumu kınadı.

Netanyahu, sadece İran’a karşı değil, Gazze ve Lübnan'daki durumlarla ilgili de endişelerini dile getirdi. Hamas'ın silahlanması durumunda bölgede yeniden istikrarsızlığın yaşanabileceği ve Hizbullah'ın Lübnan'daki silahsızlandırmasının önemine vurgu yaptı. ABD Başkanı Trump'ın görev süresi bağlamında, Washington'dan gelebilecek olası düşmanca bir tutuma karşı stratejik bir önlem alma ihtiyacını da vurgulayarak, ittifaklar kurma ve bölgesel etkisini artırma hedefinde olduğunu ortaya koydu. Hindistan ve Latin Amerika ülkelerini potansiyel ortaklar olarak göstererek, yeni pazarlar ve stratejik işbirlikleri için kapıları araladığını açıkladı. Güvenlik yatırımları konusunda da detaylar vererek, İsrail’in askeri kapasitesini güçlendirme çabalarına odaklandı ve geniş tabanlı bir hükümet kurulmasını hedeflediğini belirtti.