Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Manama'da gerçekleştirilen stratejik diyalog toplantılarının ardından dikkat çekici açıklamalar yaptı. Lavrov, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin müzakere istemediğini ve Rus sivil hedeflere yönelik saldırılarının arkasında bu kararın yattığını savundu. Bu durum, Rusya ve Batı arasındaki gerilimin tırmanmasına işaret ediyor.
Toplantıda ABD ile dizel yakıt anlaşması tartışılırken, Lavrov Avrupa Birliği’nin bu anlaşmanın Ukrayna’ya ihanet olarak değerlendirdiğini belirtti. Zelenskiy’nin Rus dizel yakıtının ihracatını kendi kontrolü altında tutmak istediğini, ancak bu durumun ‘kendini reklam etme ve maskaralık’ alanına girdiğini ifade etti. Lavrov, Zelenskiy’nin uluslararası kamuoyunun dikkatini üzerindeki sorunlara çekme çabasını da gözlemledi ve Ukrayna yönetiminin Batı ülkelerden milyarlarca dolarlık yardımlar talep etmesini hatırlattı.
Lavrov, Rusya’nın OPEC+ ve Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu gibi platformlarda sürdürdüğü enerji işbirliğinin önemine vurgu yaptı. 28-29 Ekim’de Moskova’da düzenlenecek Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu zirvesi için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ev sahipliği yapacağını belirterek, küresel enerji piyasalarının istikrarına katkı sağlayacak kararlar alınacağına inandığını dile getirdi. Ancak Avrupa ülkelerinin Ukrayna yönetimini desteklemek adına enerji piyasalarına zarar verme çabalarını da eleştirerek, Ukrayna’nın Rusya’daki sivil altyapıya yönelik saldırılarının da teşvik edildiğini savundu.
Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın önerisiyle Moskova ve Kiev arasında anlaşma sağlanmaya çalışıldığını, ancak Zelenskiy’nin bu anlaşmaya razı olmayacağını ve müzakereleri sonlandırdığını hatırlattı. Zelenskiy’nin 2019’da Paris’te varılan mutabakatları uygulamasının engellediğini ve 2025 yazında İstanbul’da gerçekleştirilen müzakereleri de sonlandırdığını belirterek, “Bundan çıkardığımız tek bir sonuç var: Zelenskiy müzakere istemiyor” dedi. Bu açıklama, Ukrayna’daki savaşın çözümü için müzakerelerin yeniden başlaması ihtimalini güçlendirmese de, Rusya’nın pozisyonunu net bir şekilde ortaya koydu.