Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kanal yayınında yaptığı çarpıcı açıklamalarla, Türkiye’nin enerji üretimindeki dönüşümün merkezinde yer aldı. Özellikle Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nun devreye girmesiyle birlikte, ülkenin enerji arzında ve stratejik bağımsızlığında köklü değişiklikler bekleniyor. Bakan Bayraktar, bu platformun, geleneksel üretim yöntemlerine kıyasla önemli ölçüde daha verimli ve sürdürülebilir bir çözüm sunacağını vurguladı.
Platform, deniz üzerinde inşa edilmiş devasa bir yapıdır. Yaklaşık 3 futbol sahası boyutunda olan bu kompleks, 56 metre genişliğinde ve 40 katlı bir gökdelen boyuna ulaşan bir yakma kulesine sahiptir. Osman Gazi’nin kapasitesi, yıllık 3,5-3,6 milyar dolarlık doğalgaz üretimi potansiyeli sunarken, üretim miktarını 20 milyon metreküpe çıkararak mevcut ihtiyacı karşılayacaktır. Bu sayede, Türkiye’nin ev ahalisine ve işletmelerine daha güvenilir ve uygun fiyatlı bir enerji kaynağı sağlanacak. Platformun 20 yıl boyunca aktif kalması planlanmakta, bu süre içerisinde deniz tabanından borular aracılığıyla karaya 170 kilometre mesafedeki Filyos’a doğalgazın aktarılması sağlanacaktır.
Bakan Bayraktar ayrıca, elektrik piyasasında da önemli düzenlemeler yapılması gerektiğini belirterek, destek limitlerinin yeniden değerlendirileceğini ifade etti. 2025 yılı itibarıyla belirli tüketim seviyelerini aşan tüketicilerin destek programından ayrılacağını açıklayan Bayraktar, elektrikte 5 bin kilovatsaatlik bir limitin 2026’da 4 bin kilovatsaate düşürülerek, 2027 yılı için bu limitin daha da aşağı çekilebileceğini belirtti. Bu yaklaşım, enerji tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirerek, kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Ankara örneği üzerinden yapılan açıklamalarla, bireysel tüketim alışkanlıklarının, destek programından ayrılma kriterleri açısından ne kadar önemli olduğu vurgulandı.
Güncel enerji fiyatlandırması, evlerde kullanılan doğalgazın bin metreküp başına 220 dolar olduğu ve Avrupa’daki 1000 dolar olan fiyatla kıyaslandığında, Türkiye’nin sübvansiyon oranının yüzde 50’lerin üzerinde seyrettiği belirtildi. Bu durum, Türkiye’nin enerji piyasasında rekabet avantajını ve mali sürdürülebilirliğini gösteriyor. Foreks tarafından sağlanan ve gecikmeli olarak sunulan verilerle, enerji piyasasının dinamikleri takip edilerek, Bakan Bayraktar tarafından yapılan değerlendirmelerle birlikte, Türkiye’nin enerji geleceğine yönelik önemli bir yol haritası çiziliyor.