Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Kübra Aygül, 2021 yılında yaşadığı salgın hastalık sonrası hayatının tamamen değiştiğini anlatıyor. COVID-19 ile mücadele ettikten sonra beslenme düzeninde beklenmedik ve kalıcı bir sorunla karşı karşıya kaldı: Açlık hissini tamamen kaybetmesi. Bu durum, onu hem fiziksel hem de psikolojik olarak derinden etkileyerek, beş yıldır yaşamını sürdürmekte büyük zorluklar yaşamasına neden oldu.
Aygül, yaşadığı bu tuhaf durumun detaylarını anlatırken, sürekli bir tok hissettiğini ve yemek yemeye çalışırken şiddetli mide bulantısı yaşadığını vurguluyor. Yeterince beslenemediği için fiziksel olarak güçsüz düştüğünü, günlük yaşamını ve iki küçük çocuğunun bakımını üstlenmekte ciddi zorluklar çektiğini ifade ediyor. Bu durum, onun için sadece bir beslenme sorunu değil, aynı zamanda yaşam kalitesini kökten değiştiren, umutsuzluğa sürükleyen bir travma haline geldi.
Aygül’ün hikayesi, modern tıbbın karmaşıklıklarını ve bazen insan vücudunun gizemlerini çözmede yetersiz kalabileceğini de gözler önüne seriyor. Farklı uzmanlık alanlarına başvurmuş olmasına rağmen, tıbbi teşhis koyulamamış ve sorunun kökenine inilememiş. Yapılan testler, çölyak şüphesini gidermek için uygulanmış olsa da, şikayetlerini açıklayan bir bulguya rastlanmamış. Bu durum, Aygül’ün çaresizliğini daha da artırıyor ve onu, tıbbi yardım arayışında yolun sonuna sürükleyerek, neredeyse tamamen yalnızlığa mahkum ediyor.
Kübra Aygül’ün yaşadığı bu zorlu süreç, sadece onun için değil, aynı zamanda ailesi ve çevresi için de büyük bir yük oluşturuyor. İki küçük çocuğu, annelerinin yaşadığı güçsüzlük nedeniyle, annelerinden ve akrabalarından destek alıyor. Ancak bu destek, Aygül’ün temel sorununu çözmekten uzak kalıyor ve onun hayatını daha da karmaşık bir hale getiriyor. Bu hikaye, modern tıbbın ve sosyal desteğin eksikliğinin yol açabileceği sonuçların çarpıcı bir örneği olarak okuyucuya sunuluyor.